İnfertilite Nedenleri İstanbul

    İnfertilite Nedenleri İstanbul

    İnfertilite, yani kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 12 ay içinde gebelik oluşmamasıdır; kadın 35 yaş ve üzerindeyse 6 ay esas alınır. Ebeveyn olmak isteyen çiftlerde infertiliteye ilişkin pek çok neden bulunabilmektedir. İnfertilite nedenleri kadına ait olanlar, erkeğe ait olanlar, iki eşi birlikte ilgilendirenler ve standart tetkiklerle açıklanamayan durumlar olarak gruplanır. Bazı çiftlerde infertilite doğuştan kaynaklanırken bazı çiftlerde ise sonradan meydana gelmektedir.

    Bu sayfa kısırlığa yol açan durumları ve her birinin gebeliği hangi aşamada engellediğini anlatır. Nedeni ortaya koyan tetkikler infertil çiftin değerlendirilmesi başlıklı yazının, nedene göre seçilen yöntemler ise kısırlık tedavisi başlıklı yazının konusudur.

    Kısa Özet

    • Bir yıllık düzenli birlikteliğe karşın gebelik olmaması kısırlık olarak kabul edilir; kadın 35 yaş veya üzerindeyse bu süre 6 aydır.
    • Vakaların aşağı yukarı üçte birinde neden kadında, üçte birinde erkekte bulunur; geri kalanında sorun iki tarafta birliktedir veya saptanamaz.
    • Kadında öne çıkan nedenler yumurtlama bozuklukları (özellikle PKOS), yaşa bağlı rezerv azalması, tüp hasarı, endometriozis ve rahim içi sorunlardır.
    • Erkekte sperm sayısı, hareketi ve şeklindeki bozukluklar, varikosel, hormonal ve genetik nedenler ile sperm yollarındaki tıkanıklıklar başlıca nedenlerdir.
    • Sigara, alkol, aşırı kilo ve düşük kilo iki eşte de doğurganlığı azaltabilen, değiştirilebilir etkenlerdir.
    • Standart tetkikler normal olduğu halde gebelik oluşmuyorsa açıklanamayan kısırlıktan söz edilir.

    Gebelik Nasıl Oluşur ve Hangi Aşamada Sorun Çıkabilir?

    Gebeliğin oluşabilmesi için döllenmenin karmaşık süreçlerinin doğru şekilde işlemesi ve yumurtalıklardan yumurta atılması (ovulasyon) gerekmektedir. Bu süreç birbirini izleyen halkalardan oluşur:

    • Yumurtalıktan olgun bir yumurtanın atılması.
    • Yeterli sayıda, hareketli ve yapısı normal spermin üretilip boşalma ile dışarı çıkması.
    • Spermlerin rahim ağzı ve rahim boşluğundan geçerek tüplere ulaşması.
    • Tüp içinde yumurta ile spermin buluşması ve döllenme.
    • Embriyonun rahme taşınıp rahim iç zarına yerleşmesi.

    Kısırlık nedenleri bu halkalara göre sınıflandırılır. Böylece sorunun yumurtlamada mı, spermde mi, tüplerde mi yoksa rahimde mi olduğu sistemli biçimde araştırılabilir.

    Kısırlık Kadından mı Yoksa Erkekten mi Kaynaklanır?

    Kısırlık yalnızca kadını ilgilendiren bir sorun değildir. Genel kabul gören dağılıma göre vakaların yaklaşık üçte birinde neden kadında, yaklaşık üçte birinde erkekte bulunur. Geri kalan çiftlerde sorun her iki eşte birden saptanır ya da incelemelere rağmen bir neden bulunamaz.

    Bu nedenle önce anne ardından baba adayının incelenmesi temeline dayalı bir yaklaşım doğru değildir. Eşlerden birinin önceki bir ilişkisinden çocuğu olması da bugün doğurganlık açısından sorunsuz olduğunu kesin olarak göstermez. Doğurganlık yıllar içinde yaş, geçirilen hastalıklar ve ameliyatlarla değişebildiği için iki eşin de incelenmesi önerilir.

    Başlıca neden grupları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

    Neden grubuÖrneklerGebeliği nasıl etkiler?
    Yumurtlama bozukluklarıPKOS, prolaktin yüksekliği, tiroid hastalıkları, ani kilo değişimleriDöllenecek yumurta düzenli olarak atılmaz
    Yumurtalık rezervinde azalmaİleri yaş, yumurtalık ameliyatları, kemoterapi, sigaraYumurta sayısı ve kalitesi düşer
    Tüp faktörüPelvik enfeksiyon, dış gebelik öyküsü, yapışıklıklarSperm ile yumurta buluşamaz ya da embriyo rahme taşınamaz
    EndometriozisÇikolata kisti, pelvis zarındaki odaklarYapışıklık, iltihabi ortam ve rezerv kaybı yoluyla etkiler
    Rahim kaynaklı nedenlerMiyom, polip, septum, rahim içi yapışıklıkEmbriyonun rahim iç zarına tutunması zorlaşır
    Erkek kaynaklı nedenlerSperm bozuklukları, varikosel, tıkanıklık, hormonal ve genetik nedenlerYeterli sayıda sağlıklı sperm yumurtaya ulaşamaz
    Açıklanamayan kısırlıkStandart tetkiklerin normal çıkmasıNeden mevcut testlerle gösterilemez

    Yumurtlama Bozuklukları Gebe Kalmayı Nasıl Engeller?

    Yumurtlama bozuklukları kadına ait kısırlık nedenlerinin başında gelir. Yumurtlama hiç olmadığında ya da seyrekleştiğinde döllenebilecek bir yumurta her ay ortaya çıkmaz. En belirgin işaret adet düzeninin bozulmasıdır. 35 günden uzun aralıklarla gelen ya da hiç görülmeyen adetler yumurtlamanın düzenli olmadığını düşündürür. Başlıca nedenler şunlardır:

    • Polikistik over sendromu (PKOS).
    • Hızlı kilo kaybı, çok yoğun egzersiz, yetersiz beslenme ya da ağır stres nedeniyle beyindeki hipotalamus bölgesinin baskılanması.
    • Prolaktin yüksekliği ve tiroid hastalıkları.
    • Yumurtalıkların 40 yaşından önce işlevini yitirmesi (erken yumurtalık yetmezliği).

    PKOS Neden Kısırlığa Yol Açar?

    Polikistik over sendromu, yumurtlamaya bağlı kısırlığın en sık nedenidir. Uluslararası kılavuza göre tanı için üç ölçütten ikisi aranır: seyrek ya da hiç olmayan yumurtlama, erkeklik hormonu fazlalığı (sivilce, kıllanma ya da kanda yükseklik) ve ultrasonda çok sayıda küçük folikül içeren yumurtalık görünümü. Yetişkinlerde ultrason yerine yüksek AMH düzeyi de kullanılabilir.

    PKOS’ta foliküller gelişmeye başlar, ancak çoğu olgunlaşıp çatlayacak düzeye ulaşamaz. İnsülin direnci ve fazla kilo bu tabloyu ağırlaştırır. Yumurtalık rezervi genellikle iyidir; sorun yumurta sayısında değil, yumurtanın düzenli atılmamasındadır. Bu yüzden yumurtlamayı düzenleyen yaklaşımlarla PKOS’lu kadınların birçoğunda gebelik sağlanabilir.

    Yumurtalık Rezervinin Azalması Ne Anlama Gelir?

    Yumurtalık rezervi, yumurtalıklarda kalan yumurta hücresi sayısıdır. Kız bebek, sahip olacağı yumurta hücrelerinin tamamıyla doğar ve bu sayı yaşam boyunca azalır. Rezervin azalmasına yol açan başlıca durumlar şunlardır:

    • İlerleyen yaş.
    • Özellikle çikolata kisti nedeniyle tekrarlanan yumurtalık ameliyatları.
    • Kemoterapi ve pelvis bölgesine uygulanan radyoterapi.
    • Sigara kullanımı.
    • Turner sendromunun mozaik biçimleri ve Frajil X taşıyıcılığı gibi genetik durumlar ile bazı otoimmün hastalıklar.

    Rezerv kanda AMH düzeyi ve ultrasonda antral folikül sayımı ile tahmin edilir. Ancak düşük AMH tek başına doğal yolla gebe kalınamayacağı anlamına gelmez; bu ölçüm daha çok tüp bebek tedavisinde yumurtalıkların ilaca yanıtını öngörmeye yarar.

    Kadının Yaşı Gebe Kalma Şansını Neden Azaltır?

    Kadınlarda doğurganlık özellikle 35 yaşından sonra belirgin şekilde azalır. Düşüş 30’lu yaşların başında yavaş başlar ve 40 yaşından sonra çok daha belirginleşir. Yaşla birlikte yumurta sayısıyla beraber kalitesi de düşer, kromozom sayısı farklı yumurtaların oranı artar. Bu durum hem gebe kalmayı zorlaştırır hem de düşük riskini yükseltir.

    Düzenli adet görmek bu değişimi gizleyebilir; adetleri saat gibi düzenli olan 38 yaşındaki bir kadında da yumurta kalitesi azalmış olabilir. Kılavuzlar da gebelik olasılığını öngörmede kadının yaşını en önemli gösterge olarak kabul eder.

    Tüplerin Tıkalı Olması Neden Gebeliği Engeller?

    Döllenme normalde tüpün yumurtalığa yakın geniş bölümünde gerçekleşir. Tüpler tıkalı ya da hasarlı olduğunda sperm ile yumurta buluşamaz veya döllenen yumurta rahme ulaşamaz; kısmen hasarlı bir tüpte ise dış gebelik riski artar. Tüp hasarının başlıca nedenleri şunlardır:

    • Geçirilmiş alt karın bölgesi enfeksiyonu (pelvik inflamatuvar hastalık). Klamidya gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar çoğu zaman belirti vermeden kalıcı hasar bırakabilir.
    • Daha önce geçirilmiş dış gebelik veya tüp ameliyatı.
    • Patlamış apandisit, sezaryen ve diğer karın ameliyatlarından sonra gelişen yapışıklıklar.
    • Endometriozis ve genital tüberküloz.

    Tüpün ucu kapanıp içinde sıvı biriktiğinde hidrosalpinks oluşur; bu sıvı rahim boşluğuna sızarak embriyonun yerleşmesini de olumsuz etkileyebilir. Tüp sorunları çoğu zaman şikayet yaratmadığı için ancak özel incelemelerle ortaya çıkar.

    Endometriozis Kısırlığa Neden Olur Mu?

    Endometriozis, rahim iç zarına benzeyen dokunun yumurtalıklar, tüpler ve pelvis zarı gibi rahim dışındaki alanlara yerleşmesidir. Oluşturduğu yapışıklıklar tüplerin ve yumurtalıkların konumunu bozabilir, pelvisteki iltihabi ortam yumurta, sperm ve embriyonun işlevini etkileyebilir. Yumurtalıkta gelişen endometrioma (çikolata kisti) ise rezervi azaltabilir.

    En sık belirti yıllar içinde artan adet ağrısıdır; ilişkide derin ağrı da görülebilir. Bazı kadınlarda ise yalnızca kısırlık araştırmasında fark edilir. Endometriozisi olan her kadın kısır değildir; hafif endometriozisi olanların önemli bir kısmı kendiliğinden gebe kalabilir. Konunun ayrıntıları çikolata kisti tedavisi yazısında yer almaktadır.

    Rahimdeki Hangi Sorunlar Kısırlığa Yol Açar?

    Embriyonun tutunabilmesi için rahim boşluğunun düzgün, iç zarın da sağlıklı olması gerekir. Rahimde doğuştan anormallikler ya da tümörler bulunması ve rahim iç zarında yapışıklıklar oluşması bu süreci zorlaştırabilir:

    • Miyomlar: Rahim boşluğuna doğru büyüyen (submukoz) miyomlar embriyonun yerleşmesini belirgin biçimde etkiler. Rahmin dış yüzeyindeki miyomlar ise genellikle doğurganlığı etkilemez.
    • Rahim içi polipler: Özellikle büyük ya da çok sayıda olduklarında embriyonun tutunmasını güçleştirebilir.
    • Rahim septumu: Rahim boşluğunu ortadan bölen doğuştan bir duvardır; daha çok tekrarlayan düşüklerle ilişkilidir.
    • Rahim içi yapışıklıklar (Asherman sendromu): Çoğunlukla doğum ya da düşük sonrası kürtaj veya rahim içi enfeksiyon ardından gelişir; adet miktarı belirgin biçimde azalabilir.

    Sezaryen izinde oluşan çukurluk (istmosel) de ikincil kısırlığın olası nedenleri arasında sayılır. Rahim içi sorunların büyük bölümü histeroskopi ile doğrudan görülebilir.

    Rahim Ağzı Faktörü Nedir?

    Rahim ağzı, yumurtlama döneminde akışkanlaşan bir salgı üretir; bu salgı spermlerin rahme geçişini kolaylaştırır. Rahim ağzı salgısının az veya düşük kalitede olması spermlerin ilerleyişini güçleştirebilir. Konizasyon veya LEEP gibi işlemler, kanalın daralması ve kronik enfeksiyonlar buna yol açabilir. Ancak günümüzde rahim ağzı faktörünün tek başına kısırlık nedeni olması seyrek kabul edilir. Eskiden yapılan ilişki sonrası test de gebelik olasılığını öngörmediği için rutin olarak önerilmez.

    Tiroid ve Prolaktin Hormonları Doğurganlığı Nasıl Etkiler?

    Yumurta gelişimi, salınımı ve döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesi hassas bir hormon dengesine bağlıdır. Tiroid bezinin az ya da fazla çalışması adet düzenini bozabilir, yumurtlamayı seyrekleştirebilir ve tedavi edilmediğinde gebelik kaybı riskini artırabilir.

    Süt salgısını sağlayan prolaktin hormonunun gebelik ve emzirme dışında yüksek olması yumurtlamayı baskılar. Hipofizdeki iyi huylu tümörler (prolaktinoma), bazı psikiyatrik ve mide ilaçları ya da tiroid yetersizliği buna yol açabilir. Düzensiz adet ve gebelik yokken memeden süt gelmesi başlıca ipuçlarıdır. Kontrolsüz diyabet gibi diğer endokrin hastalıklar da doğurganlığı etkileyebilir.

    Erkekte Kısırlığa Hangi Sperm Bozuklukları Yol Açar?

    Erkeğe ait kısırlık çoğu zaman belirti vermez; cinsel yaşamı normal olan bir erkekte de sperm değerleri bozuk olabilir. Sperm sayısı ve hareketli sperm sayısındaki yetersizlik ile spermlerdeki yapısal bozukluk en sık karşılaşılan bulgulardır:

    • Oligozoospermi: Sperm sayısının referans değerin altında olması.
    • Astenozoospermi: İleri doğru hareket eden sperm oranının düşüklüğü.
    • Teratozoospermi: Normal şekilli sperm oranının düşüklüğü.
    • Azoospermi: Meni örneğinde hiç sperm bulunmaması; üretim yokluğundan ya da yollardaki tıkanıklıktan kaynaklanabilir.

    Sperm üretimi yaklaşık üç ay sürdüğü için ateşli bir hastalık veya bazı ilaçlar değerleri geçici olarak düşürebilir.

    Varikosel Sperm Kalitesini Nasıl Etkiler?

    Varikosel, testis toplardamarlarının yumak şeklinde genişlemesidir ve çoğunlukla sol tarafta görülür. Sperm değerleri bozuk erkeklerde daha sık saptanır. Damarlarda biriken kan testis sıcaklığını artırıp oksidatif hasar oluşturarak sperm üretimini bozabilir. Ancak varikoseli olan her erkekte kısırlık gelişmez. Elle hissedilebilen varikosele sperm bozukluğu eşlik ediyorsa durum üroloji uzmanıyla birlikte değerlendirilir; yalnızca ultrasonda görülen küçük varikoseller genellikle tedavi gerektirmez.

    Erkekte Hormonal ve Genetik Nedenler Nelerdir?

    Sperm üretimi hipofiz bezinden salgılanan FSH ve LH hormonlarının kontrolündedir. Bu hormonların yetersiz salgılandığı hipogonadotropik hipogonadizm ve prolaktin yüksekliği sperm üretimini azaltır. Dışarıdan alınan testosteron ve anabolik steroidler ise beynin testise gönderdiği uyarıyı baskılayarak üretimi durma noktasına getirebilir.

    Genetik nedenler özellikle çok düşük sperm sayısında ve azoospermide araştırılır. Klinefelter sendromu (47,XXY), sperm üretiminin olmadığı azoospermide en sık saptanan kromozom farklılığıdır. Y kromozomu mikrodelesyonları üretimden sorumlu gen bölgelerini etkiler. Kistik fibrozis geni (CFTR) mutasyonları ise sperm kanalının doğuştan iki taraflı yokluğuna neden olabilir.

    Sperm Yollarındaki Tıkanıklıklar ve Enfeksiyonlar Neden Önemlidir?

    Spermler testisten epididim ve sperm kanalı yoluyla taşınır; bu yolda tıkanıklık varsa üretim normal olsa bile meni örneğinde sperm bulunmaz. Tıkanıklığa yol açabilen başlıca nedenler şunlardır:

    • Travma ve epididimit gibi geçirilmiş enfeksiyonlar.
    • Kasık fıtığı ameliyatı ve vazektomi.

    Ergenlik sonrası kabakulağa bağlı testis iltihabı, testis torsiyonu, çocuklukta inmemiş testis öyküsü, kemoterapi ve radyoterapi ise sperm yollarını tıkamaz; testisteki sperm üretimini azaltarak doğurganlığı etkiler.

    Meninin idrar kesesine doğru yöneldiği geriye boşalma (retrograd ejakülasyon) da diyabette ve bazı prostat ameliyatlarından sonra görülebilir.

    Sigara, Alkol ve Kilo Doğurganlığı Nasıl Etkiler?

    Yaşam tarzına bağlı etkenler iki eşte de doğurganlığı azaltabilir ve çoğu değiştirilebilir. Madde bağımlılığı ve obezite bunların başında gelir:

    EtkenKadında olası etkisiErkekte olası etkisi
    Sigara (pasif içicilik dahil)Rezervin daha hızlı azalması, menopozun öne kayması, düşük ve dış gebelik riskinde artışSperm sayısı ve hareketinde azalma, sperm DNA’sında hasar
    AlkolGebelik planlanan dönemde hiç kullanılmaması en güvenli yaklaşımdırYüksek miktarda kullanım hormon düzeylerini ve sperm kalitesini bozabilir
    Aşırı kilo (beden kitle indeksi 30 ve üzeri)Yumurtlama bozukluğu, gebe kalma süresinin uzamasıHormon dengesinin bozulması, sperm kalitesinde azalma
    Düşük kilo ve yetersiz beslenmeAdetlerin seyrekleşmesi ya da kesilmesiHormon üretiminin olumsuz etkilenebilmesi
    Esrar ve diğer uyuşturucu maddelerYumurtlama düzeninin bozulabilmesiSperm sayısı ve hareketinde azalma

    Mesleki olarak yüksek ısıya, tarım ilaçlarına ya da çözücülere maruz kalmak da sperm kalitesini düşürebilir.

    Cinsel Yaşamla İlgili Sorunlar Kısırlıkta Rol Oynar Mı?

    İlişkinin seyrek olması ya da eşlerden birinin sık sık uzakta bulunması gebeliği geciktirebilir. Vajinismus veya ağrılı ilişki nedeniyle ilişkinin tamamlanamaması, erkekte sertleşme ya da boşalma sorunları kısırlığın gözden kaçabilen nedenlerindendir. Bazı kayganlaştırıcı ürünlerin sperm hareketini azaltabileceği de akılda tutulmalıdır.

    Açıklanamayan Kısırlık Ne Demektir?

    Yumurtlamanın düzenli, tüplerin açık, rahim boşluğunun normal ve semen analizinin normal sınırlarda olduğu halde gebelik oluşmuyorsa açıklanamayan kısırlıktan söz edilir. Bu tanı bir neden olmadığı anlamına gelmez; mevcut testlerin gösteremediği bir sorun bulunduğunu ifade eder. Yumurta kalitesi, döllenme ya da embriyonun tutunmasındaki aksaklıklar ve fark edilmemiş hafif endometriozis bu grupta rol oynayabilir.

    Hangi Belirtiler Altta Yatan Bir Nedene İşaret Edebilir?

    Kısırlık nedenlerinin çoğu belirti vermez, ancak bazı bulgular belirli bir nedeni düşündürür:

    • Düzensiz ya da çok seyrek adetler: yumurtlama bozukluğu.
    • Giderek artan adet ağrısı ve ilişkide derin ağrı: endometriozis.
    • Kürtaj sonrasında adet miktarının belirgin azalması: rahim içi yapışıklık.
    • Gebelik yokken memeden süt gelmesi: prolaktin yüksekliği.
    • Sivilce, istenmeyen tüylenme ve kilo artışı: PKOS.
    • Erkekte testislerde küçülme, torbada dolgunluk ya da ağrı: sperm üretimini etkileyen bir sorun.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Kadınlarda en sık infertilite nedenleri nelerdir?

    Yumurtlama bozuklukları, tüplerin tıkalı olması, endometriozis ve yaşa bağlı yumurtalık rezervi azalması en sık nedenlerdir. Yumurtlama bozuklukları arasında en sık karşılaşılan durum PKOS’tur.

    Erkek kaynaklı kısırlık belirti verir mi?

    Çoğu zaman belirti vermez ve sorun genellikle meni tahliliyle ortaya çıkar. Spermiyogram ile sperm sayısı, hareketi ve şekli değerlendirilir.

    Düzenli adet görmek yumurtlama olduğunu gösterir mi?

    Düzenli aralıklarla adet gören kadınların büyük çoğunluğunda yumurtlama vardır. Ancak düzenli adet, yumurta kalitesinin ya da tüplerin durumunun normal olduğunu göstermez.

    Daha önce çocuğu olan bir çiftte kısırlık gelişebilir mi?

    Evet. Önceki bir gebelikten sonra yeniden gebe kalamama durumuna ikincil kısırlık denir. Yaşın ilerlemesi, geçirilen enfeksiyonlar ve ameliyatlar, kilo değişimi ya da erkekte sonradan gelişen sorunlar buna yol açabilir.

    Stres tek başına kısırlığa yol açar mı?

    Stresin tek başına kısırlık nedeni olduğu gösterilmemiştir. Ancak yoğun stres cinsel isteği ve ilişki sıklığını azaltarak gebeliği dolaylı yoldan geciktirebilir.

    Kilo vermek gebe kalma şansını artırır mı?

    Fazla kilolu kadınlarda kilonun bir miktar azalması bile yumurtlamayı düzenleyebilir ve gebe kalma olasılığını artırabilir. Erkekte de sağlıklı kiloya ulaşmak sperm kalitesine olumlu yansıyabilir.

    Erkekte yaş doğurganlığı etkiler mi?

    Erkekte doğurganlık kadındaki kadar keskin bir düşüş göstermez. Yine de ileri yaşla birlikte sperm hareketi ve DNA kalitesi azalabilir, gebeliğin oluşması için geçen süre uzayabilir.

    Açıklanamayan kısırlıkta gebelik mümkün mü?

    Mümkündür. Bu çiftlerin bir kısmı zaman içinde kendiliğinden gebe kalabilir; bu olasılık kadının yaşı ilerledikçe ve bekleme süresi uzadıkça azalır.

    Kaynaklar

    • National Institute for Health and Care Excellence. Fertility problems: assessment and treatment. NICE guideline NG257. 2026.
    • Practice Committee of the American Society for Reproductive Medicine. Definition of infertility: a committee opinion. 2023.
    • Teede HJ, et al. Recommendations from the 2023 international evidence-based guideline for the assessment and management of polycystic ovary syndrome. Hum Reprod. 2023;38(9):1655-1679.

    Op. Dr. Suat Karataş, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Özgeçmiş

    Son güncelleme: 22.10.2026

    Call Now Button