Miyom Tedavisi İstanbul
Miyom tedavisi, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu yumruların yol açtığı kanama, ağrı ve baskı şikayetlerini kontrol altına almayı, gerektiğinde de bu yumruları rahimden uzaklaştırmayı amaçlar. Her miyom tedavi gerektirmez; şikayet yaratmayan miyomlarda düzenli kontrol çoğu zaman yeterlidir. Tedavi gereken durumlarda seçenekler arasında ilaçlar, rahim boşluğuna uzanan miyomlar için histeroskopi, rahim duvarındaki veya dış yüzündeki miyomlar için kapalı miyom ameliyatı, açık ameliyat, rahmin alınması ve embolizasyon yer alır.
Bu sayfada miyomun ne olduğu, hangi türlerinin bulunduğu, hangi belirtilerle kendini gösterdiği, tanının nasıl konduğu, tedavi seçeneklerinin hangi durumlarda öne çıktığı ve miyomun gebelikle ilişkisi anlatılmaktadır.
Kısa Özet
- Miyom, rahmin kas tabakasından gelişen ve kansere dönüşmesi son derece nadir görülen iyi huylu bir yumrudur.
- Miyomların önemli bir kısmı hiçbir şikayete yol açmaz ve yalnızca belirli aralıklarla izlenir.
- Şikayetleri belirleyen en önemli etkenlerden biri miyomun rahimdeki yerleşimidir; rahim boşluğuna uzanan küçük bir miyom bile yoğun adet kanamasına neden olabilir.
- Tanıda ilk basamak jinekolojik muayene ve vajinal ultrasondur; gerektiğinde MR, sonohisterografi veya histeroskopi eklenir.
- İlaçlar kanamayı ve ağrıyı azaltabilir ancak miyomu yok etmez; miyomun rahimden çıkarılması cerrahi bir işlem gerektirir.
- Gebelik planı olan kadınlarda tedavi seçimi rahmin korunması ve gebelik şansının artırılması gözetilerek yapılır.
Miyom Nedir?
Miyom, tıbbi adıyla leiomyom, rahim duvarını oluşturan düz kas hücrelerinin iyi huylu çoğalmasıyla oluşan, çevre dokudan belirgin bir sınırla ayrılan sert bir yumrudur. Rahimde tek bir miyom bulunabileceği gibi farklı boyut ve konumlarda çok sayıda miyom da gelişebilir. Boyutları birkaç milimetreden, rahmi aylar ilerlemiş bir gebelikteki kadar büyütebilen kitlelere kadar değişir.
Miyom, kadın üreme organlarında en sık görülen iyi huylu tümördür ve özellikle üreme çağında görülür. Elli yaşına gelen kadınların yarısından fazlasında ultrasonla miyom saptanabilir; ancak bu kadınların büyük bölümü miyomu olduğunu bilmeden yaşar, çünkü miyomların çoğu belirti vermez. Belirti veren miyomlarda sorunlar genellikle miyomun sayısı, büyüklüğü ve rahimdeki yeriyle ilişkilidir. Rahimde yeni fark edilen bir yumru ya da rahmin beklenenden büyük bulunması, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından ayrıntılı değerlendirme yapılmasını gerektirir.
Miyom Türleri Nelerdir?
Miyomlar rahim duvarındaki konumlarına göre adlandırılır. Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (FIGO), miyomun rahim boşluğu ve rahmin dış yüzeyiyle ilişkisine göre 0 ile 8 arasında numaralanan bir sınıflama kullanır. Bu sınıflama hem şikayetlerin kaynağını anlamaya hem de uygun tedavi yöntemini seçmeye yardımcı olur.
| Miyom türü | Rahimdeki yeri | Sık görülen etkisi |
|---|---|---|
| Submukoz miyom (FIGO 0, 1 ve 2) | Rahim iç zarının hemen altında yer alır ve rahim boşluğuna doğru uzanır | Bol ve uzun adet kanaması, ara kanama, gebe kalmada güçlük, düşük |
| İntramural miyom (FIGO 3 ve 4) | Rahmin kas duvarının içinde gelişir | Rahimde büyüme, adet kanamasında artış, büyük olduğunda baskı şikayetleri |
| Subseröz miyom (FIGO 5, 6 ve 7) | Rahmin dış yüzeyinden karın boşluğuna doğru büyür | Mesane veya bağırsağa baskı, karında şişkinlik; adet kanamasını çoğunlukla etkilemez |
| Saplı miyom (FIGO 0 veya 7) | Rahme ince bir sapla tutunur; rahim boşluğunun içinde ya da rahmin dışında olabilir | Sapın kendi etrafında dönmesi halinde ani ve şiddetli ağrı |
| Servikal ve diğer miyomlar (FIGO 8) | Rahim ağzında, rahim bağlarının arasında veya rahimden ayrı bir yerde bulunur | İdrar ve bağırsak boşaltımında güçlük, doğum kanalının daralması |
Aynı rahimde birden fazla türde miyom bulunabilir. Bir kısmı hem rahim boşluğuna hem de rahmin dış yüzeyine doğru uzanan karma yerleşim gösterir.
Miyom Neden Olur?
Miyomun ortaya çıkışını tek bir nedene bağlamak mümkün değildir. Rahim kasındaki bir hücrede meydana gelen genetik değişikliğin bu hücrenin kontrolsüz çoğalmasını başlattığı, yumrunun büyümesinin ise yumurtalık hormonlarına bağlı olduğu düşünülmektedir. Östrojen ve progesteron miyomun büyümesini destekler. Bu hormonların düzeyi adet döngüsü, gebelik ve menopoz gibi doğal süreçlerde inip çıktığı için miyomlar ergenlikten önce görülmez, üreme çağında büyüyebilir ve menopozdan sonra çoğunlukla küçülür.
Miyom üreme çağının her döneminde görülebilse de en sık 30’lu ve 40’lı yaşlarda fark edilir. Miyom gelişme olasılığını artıran etkenler şunlardır:
- Annede veya kız kardeşte miyom bulunması.
- İlk adetin erken yaşta görülmesi.
- Hiç doğum yapmamış olmak.
- Fazla kilo ve obezite.
- Afrika kökenli olmak; bu kadınlarda miyom daha sık ve daha genç yaşta görülür.
- Yüksek tansiyon ve D vitamini eksikliği; bu etkenlerin miyomla ilişkisine dair bulgular bulunmaktadır.
Doğum yapmış olmak ise miyom riskini azaltan etkenler arasında sayılır.
Miyom Belirtileri Nelerdir?
Miyomların çoğu, büyük boyutlara ulaşsa bile belirti vermez ve rutin jinekolojik muayene ya da başka bir nedenle yapılan ultrason sırasında tesadüfen fark edilir. Belirti veren miyomlarda görülen başlıca şikayetler şunlardır:
- Adet kanamasının miktarında ve düzeninde değişiklik.
- Adetin daha sık gelmesi ve daha uzun sürmesi.
- Pıhtılı ve bol adet kanaması, sık ped değiştirme ihtiyacı.
- Kramp tarzında adet sancısı.
- Kan kaybına bağlı kansızlık ve buna eşlik eden halsizlik, çabuk yorulma, baş dönmesi ve çarpıntı.
- İki adet arasında görülen kanama veya lekelenme.
- Kasıkta, karında veya belde ağrı ve dolgunluk hissi.
- Cinsel ilişki sırasında ağrı veya baskı hissi.
- Makata baskı hissi, kabızlık ve bağırsak alışkanlığında değişiklik.
- Sık idrara çıkma, idrarı tam boşaltamama veya idrar yapmada güçlük.
- Gebe kalmada güçlük ve tekrarlayan düşükler.
- Karnın alt bölümünde belirgin şişlik veya elle fark edilen sertlik.
Bu şikayetlerin hiçbiri yalnızca miyoma özgü değildir. Rahim iç zarı polipleri, adenomiyozis, hormonal düzensizlikler, yumurtalık kistleri ve rahim iç zarının kalınlaşması da benzer belirtilere yol açabilir. Bu nedenle şikayetin kaynağının muayene ve görüntüleme ile netleştirilmesi gerekir.
Miyom Hangi Sorunlara Yol Açabilir?
Miyomlar çoğunlukla sessiz seyretse de bazı durumlarda ek sorunlara neden olabilir:
- Ağrı: Hızlı büyüyen bir miyomun kanlanması yetersiz kaldığında miyom dokusunda bozulma, yani dejenerasyon gelişebilir. Bu durum ani başlayan kasık ağrısına, bazen hafif ateşe ve bulantıya yol açar. Saplı bir miyomun kendi ekseni etrafında dönmesi de şiddetli ağrıya neden olabilir.
- Kansızlık: Uzun süre devam eden yoğun adet kanaması demir eksikliği anemisine yol açar.
- Enfeksiyon: Nadiren, rahim ağzından dışarı doğru sarkan submukoz miyomlarda veya bazı girişimlerin ardından miyom dokusunda enfeksiyon gelişebilir.
- İdrar yolu sorunları: Büyük miyomlar mesaneye veya idrar kanallarına bası yaparak idrarın boşaltılmasını zorlaştırabilir.
- Doğurganlık sorunları: Rahim boşluğunun şeklini bozan miyomlar embriyonun tutunmasını güçleştirebilir ve düşük riskini artırabilir.
Çok büyüyerek karında şişliğe yol açan miyomlar, yumurtalıkların muayene ve ultrasonla değerlendirilmesini zorlaştırabilir. Böyle durumlarda yumurtalıktan kaynaklanan bir kitlenin miyomdan ayırt edilmesi için ek görüntüleme gerekebilir.
Miyom Tanısı Nasıl Konulur?
Miyom çoğu zaman jinekolojik muayene sırasında rahmin normalden büyük ve düzensiz yüzeyli bulunmasıyla akla gelir. Tanının kesinleştirilmesi ve miyomların haritasının çıkarılması için görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır:
- Ultrasonografi: Ses dalgalarıyla rahmin ve karnın alt bölümünün görüntülendiği, miyom tanısında ilk tercih edilen yöntemdir. Vajinal yoldan yapılan ultrason miyomların sayısını, boyutunu ve yerini büyük ölçüde gösterir. Çok büyük miyomlarda karın üzerinden yapılan ultrason da eklenir.
- Sonohisterografi: Rahim boşluğuna ince bir kateterle steril serum verilerek yapılan ultrasondur. Rahim içine uzanan bir miyomun polipten ayırt edilmesinde ve rahim boşluğuna ne kadar girdiğinin belirlenmesinde yararlıdır.
- Histeroskopi: Vajina ve rahim ağzı yoluyla rahim içine ince bir kamera ilerletilerek rahim boşluğunun doğrudan incelenmesidir. Submukoz miyomların hem tanısında hem de uygun durumlarda aynı seansta çıkarılmasında kullanılır.
- Manyetik rezonans (MR): Çok sayıda miyom bulunduğunda, ameliyat öncesinde miyomların tam konumunu belirlemek, adenomiyozisten ayırmak veya miyomun yapısında şüpheli bir özellik olduğunda başvurulan yöntemdir. Bilgisayarlı tomografi ise miyom tanısında rutin olarak tercih edilmez.
- Histerosalpingografi (HSG): Rahim boşluğu ve tüplerin özel bir röntgen filmiyle görüntülenmesidir. Daha çok çocuk sahibi olamama nedeniyle yapılan incelemelerde rahim boşluğunu bozan miyomları ortaya koyabilir.
- Laparoskopi: Göbek bölgesinden yerleştirilen ince bir kamerayla karın içinin incelenmesidir. Günümüzde yalnızca tanı amacıyla nadiren gerekir; miyomun yumurtalık kitlesinden ayırt edilemediği durumlarda veya tedavi amaçlı ameliyatın bir parçası olarak kullanılır.
Yoğun kanaması olan kadınlarda kan sayımı ile kansızlık araştırılır. Kırk beş yaş ve üzerindeki kadınlarda ya da rahim iç zarı hastalıkları açısından risk taşıyan durumlarda, anormal kanamanın nedeni araştırılırken rahim iç zarından örnek alınması gerekebilir.
Miyom Tedavisinde Hangi Seçenekler Vardır?
Miyomun tedavisi kişiye göre planlanır. Kararda şikayetlerin şiddeti, miyomların sayısı, boyutu ve yerleşimi, kadının yaşı, menopoza ne kadar yakın olduğu, gebelik isteği ve rahmin korunmasına ilişkin tercihi birlikte göz önüne alınır. Muayeneden sonra seçeneklerin yararları ve olası riskleri konuşularak tedavi yöntemine hasta ile hekim birlikte karar verir.
| Tedavi seçeneği | Kimler için düşünülür? | Bilinmesi gerekenler |
|---|---|---|
| Düzenli takip | Şikayeti olmayan veya hafif şikayetli kadınlar, menopoza yaklaşanlar | Belirli aralıklarla yapılan muayene ve ultrasonla miyomun büyüme hızı izlenir |
| İlaç tedavisi | Kanama ve ağrısı olan, ameliyat istemeyen veya ameliyata hazırlanan kadınlar | Şikayetleri hafifletir; miyomu ortadan kaldırmaz, ilaç bırakılınca şikayetler dönebilir |
| Histeroskopik miyomektomi | Rahim boşluğuna uzanan submukoz miyomlar | Karında kesi açılmadan vajinal yoldan yapılır; rahim korunur |
| Laparoskopik miyomektomi | Rahim duvarındaki ve dış yüzündeki, sayısı ve boyutu uygun miyomlar | Karında birkaç küçük kesiyle yapılır; rahim korunur |
| Açık miyomektomi | Çok sayıda veya çok büyük miyomlar | Karında daha uzun bir kesi gerekir; rahim korunur, iyileşme daha uzun sürer |
| Histerektomi (rahmin alınması) | Gebelik isteği olmayan ve diğer tedavilerden yarar görmeyen kadınlar | Miyomun yeniden gelişme olasılığını ortadan kaldırır; sonrasında gebelik mümkün olmaz |
| Uterin arter embolizasyonu | Ameliyat istemeyen veya ameliyat riski yüksek olan, gebelik planı bulunmayan kadınlar | Girişimsel radyoloji yöntemiyle yapılır; miyom küçülür ancak rahimde kalır |
Miyom İlaçla Tedavi Edilebilir Mi?
İlaç tedavisi miyomun neden olduğu kanamayı ve ağrıyı azaltmada, kansızlığı düzeltmede ve bazı ilaçlarla miyomu geçici olarak küçültmede etkilidir. Ancak miyomlar ilaçla tamamen eriyip kaybolmaz ve ilaç bırakıldığında çoğunlukla eski boyutlarına döner. Kullanılan başlıca ilaçlar şunlardır:
- Hormon içermeyen ilaçlar: Steroid olmayan ağrı kesiciler adet sancısını hafifletir. Traneksamik asit yalnızca kanamalı günlerde alınarak adet kanamasının miktarını azaltır.
- Hormonlu rahim içi araç: Levonorgestrel salgılayan spiral, rahim boşluğunu belirgin biçimde bozmayan miyomlarda adet kanamasını azaltabilir. Rahim boşluğuna uzanan miyomlarda bu aracın yerinden çıkma olasılığı artar.
- Doğum kontrol hapları ve progesteronlu ilaçlar: Adet kanamasını düzenleyip miktarını azaltabilir; miyomun boyutunu belirgin olarak değiştirmez.
- GnRH analogları: Yumurtalık hormonlarını geçici olarak baskılayarak miyomları küçültür ve kanamayı durdurur. Sıcak basması ve kemik kaybı gibi yan etkileri nedeniyle genellikle kısa süreli, çoğu zaman ameliyat öncesi hazırlık amacıyla kullanılır.
- Ağızdan kullanılan GnRH antagonistleri: Kemik kaybını sınırlamak için düşük doz hormonla birlikte verilen bu ilaçlar, bazı ülkelerde miyoma bağlı yoğun kanamanın uzun süreli tedavisi için onaylanmıştır.
- Demir takviyesi: Kansızlığı olan kadınlarda kan değerlerini yükseltmek için tedaviye eklenir.
İlaç tedavisinin süresi kullanılan ilaca ve şikayetlerin seyrine göre değişir. Bazı ilaçlar yalnızca adet günlerinde alınırken bazıları aylarca ya da yıllarca kullanılabilir. Menopoza yaklaşan kadınlarda ilaç tedavisi, miyomların doğal olarak küçüleceği döneme kadar şikayetleri kontrol altında tutmak için tercih edilebilir.
Miyom Ameliyatsız Nasıl Tedavi Edilir?
Ameliyat istemeyen kadınlar için miyomu rahimden çıkarmadan küçültmeyi hedefleyen girişimsel yöntemler de bulunmaktadır:
- Uterin arter embolizasyonu: Girişimsel radyoloji uzmanı, kasık veya bilek atardamarından ilerlettiği ince bir kateterle rahmi besleyen damarlara küçük parçacıklar bırakır. Kanlanması azalan miyomlar küçülür ve şikayetler çoğu hastada belirgin olarak hafifler. İşlemden sonraki ilk günlerde ağrı, bulantı ve hafif ateş görülebilir. Gebelik üzerine etkilerine dair bilgiler sınırlı olduğundan çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda genellikle ilk tercih değildir.
- Radyofrekans ablasyon: Miyomun içine yerleştirilen bir iğne aracılığıyla miyom dokusu ısı enerjisiyle harap edilir. Laparoskopik veya vajinal yoldan uygulanabilir.
- MR eşliğinde odaklanmış ultrason: Yüksek yoğunluklu ses dalgaları MR rehberliğinde miyoma yöneltilerek doku ısıtılır. Her miyom için uygun değildir ve her merkezde bulunmaz.
Bu yöntemler miyomu küçültür ancak rahimden uzaklaştırmaz ve yeni miyom oluşumunu engellemez. Miyom dokusunun patolojik olarak incelenmesine imkan vermedikleri için yöntem seçilirken miyomun görüntüleme özellikleri dikkatle değerlendirilir.
Miyom Ne Zaman Ameliyat Gerektirir?
Miyom tanısı almak tek başına ameliyat nedeni değildir. Şikayete yol açmayan ve büyümeyen miyomlarda takip yeterli olabilir. Ameliyatın gündeme geldiği başlıca durumlar şunlardır:
- İlaç tedavisine rağmen süren yoğun adet kanaması veya kansızlık.
- İki adet arasında tekrarlayan kanamalar.
- Günlük yaşamı etkileyen kasık ağrısı veya ağrılı adet dönemleri.
- Mesane veya bağırsağa bası yaparak idrar ve dışkılama sorunlarına yol açan miyomlar.
- Rahim boşluğunu bozan ve gebe kalmayı güçleştirdiği ya da düşüklere yol açtığı düşünülen miyomlar.
- Kısa sürede belirgin büyüme gösteren miyomlar.
- Yumurtalık tümörü gibi başka kitlelerden ayırt edilemeyen yumrular.
Miyom Ameliyatı Hangi Yöntemlerle Yapılır?
Gebelik isteği olan veya rahmini korumak isteyen kadınlarda yalnızca miyomların çıkarıldığı miyomektomi uygulanır. Rahim boşluğundaki miyomlar vajinal yoldan histeroskopi ile, rahim duvarındaki ve dış yüzündeki miyomlar ise çoğu zaman karında birkaç küçük kesiyle laparoskopi yoluyla alınır. Miyomların çok sayıda veya çok büyük olduğu durumlarda açık ameliyat tercih edilebilir. Kapalı yöntemlerle yapılan ameliyatın aşamaları, hazırlık süreci, iyileşme takvimi ve ameliyattan sonraki gebelik konuları kapalı miyom ameliyatı sayfasında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
Çocuk sahibi olma isteği bulunmayan ve şikayetleri diğer tedavilerle geçmeyen kadınlarda rahmin alınması, yani histerektomi, miyomların yeniden oluşmasını önleyen kalıcı bir seçenektir. Rahmin laparoskopik yöntemle alınmasına ilişkin bilgiler kapalı rahim ameliyatı sayfasında yer almaktadır.
Miyom Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Tedavinin süresi seçilen yönteme göre büyük farklılık gösterir. İlaç tedavisi, şikayetler kontrol altına alınana ve tedaviyi gerektiren risk ortadan kalkana kadar sürdürülür; ilaçlar miyomu yok etmediği için bu süreç aylarca, kimi zaman yıllarca devam edebilir. Histeroskopik miyomektomi çoğunlukla bir saatten kısa sürer ve hasta genellikle aynı gün evine döner. Laparoskopik miyomektomi çoğunlukla bir ile iki saat sürer; açık ameliyatta ve miyomların sayısı ya da boyutu arttıkça bu süre uzayabilir. Takip seçilen kadınlarda kontroller menopoza kadar sürdürülür.
Miyom Tedavisinden Sonra Kısırlık Gelişir Mi?
Miyom tedavisinin doğurganlığa etkisi seçilen yönteme bağlıdır. İlaç tedavileri kalıcı kısırlığa neden olmaz; ancak bazı hormonal ilaçlar kullanıldıkları süre boyunca gebeliği önler. Miyomektomide rahim korunduğu için ameliyattan sonra gebelik mümkündür ve rahim boşluğunu bozan miyomların alınması gebe kalma olasılığını artırabilir.
Tüpler ve yumurtalıklar gibi doğurganlık için önemli organlarda önceden bir hasar yoksa ve ameliyat uygun teknikle yapılırsa, miyom ameliyatından sonra kısırlık gelişmesi beklenmez. Nadiren rahim boşluğunda veya karın içinde yapışıklıklar oluşabilir; bu nedenle cerrahi teknik ve ameliyat sonrası takip önem taşır. Rahmin alındığı histerektomiden sonra ise gebelik mümkün değildir.
Miyom Gebe Kalmayı Zorlaştırır Mı?
Miyomun doğurganlığa etkisi büyük ölçüde rahim boşluğuyla ilişkisine bağlıdır. Rahim boşluğuna uzanan submukoz miyomlar embriyonun rahim iç zarına tutunmasını güçleştirebilir ve düşük riskini artırabilir; bu miyomların histeroskopi ile çıkarılması gebelik olasılığını yükseltebilir. Rahim duvarı içindeki miyomların etkisi, boyutlarına ve rahim boşluğunu ne ölçüde bozduklarına göre değişir. Rahmin dış yüzündeki subseröz miyomlar ise çoğunlukla gebe kalmayı etkilemez.
Çocuk sahibi olamayan çiftlerde miyom saptandığında, diğer kısırlık nedenleri araştırılmadan miyomun tek sorumlu olduğu düşünülmemelidir. Tedavi kararı çiftin tüm değerlendirme sonuçlarıyla birlikte verilir.
Gebelikte Miyom Nasıl Seyreder?
Gebelikte miyomların çoğunun boyutu belirgin olarak değişmez; bir kısmı ilk üç ayda büyüyebilir, sonraki dönemlerde ise sabit kalabilir veya küçülebilir. Gebelik sırasında hızla büyüyen bir miyomun kanlanması yetersiz kalırsa kırmızı dejenerasyon adı verilen bozulma gelişebilir. Bu durum çoğunlukla istirahat ve gebelikte kullanımı uygun ağrı kesicilerle geçen şiddetli bir ağrıya yol açar.
Gebeliklerin çoğu miyoma rağmen sorunsuz ilerler. Büyük veya çok sayıda miyomu olan gebelerde düşük, erken doğum, bebeğin makat gelmesi, plasentanın erken ayrılması, sezaryen olasılığının artması ve doğum sonrası kanama gibi riskler yükselebilir. Bu nedenle miyomlu gebeliklerin riskli gebelik takibi ilkelerine göre izlenmesi gerekebilir. Gebelik sırasında miyom ameliyatı, kanama riski nedeniyle çok istisnai durumlar dışında yapılmaz.
Miyom varlığı tek başına sezaryen nedeni değildir. Miyom doğum kanalını tıkamıyorsa ve başka bir engel yoksa normal doğum mümkündür. Daha önce miyom ameliyatı geçirmiş kadınlarda ise doğum şekli, ameliyatta rahim duvarına ne kadar derin müdahale edildiğine göre belirlenir.
Menopoz Döneminde Miyom Nasıl Seyreder?
Menopozdan sonra yumurtalık hormonlarının azalmasıyla miyomlar çoğunlukla küçülür ve şikayetler geriler. Bu nedenle menopoza yaklaşmış ve şikayetleri kontrol altında olan kadınlarda bekleme yaklaşımı sıklıkla tercih edilir. Menopoz döneminde hormon tedavisi kullanan kadınlarda ise miyomlar beklendiği kadar küçülmeyebilir. Menopozdan sonra büyüyen bir miyom veya yeniden başlayan kanama olağan değildir ve ayrıntılı olarak araştırılmalıdır.
Hangi Durumda Hekime Başvurulmalı?
Miyomu bilinen ya da miyomdan şüphelenen kadınların şu durumlarda beklemeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekir:
- Saatte bir ped değiştirmeyi gerektirecek kadar yoğun ya da bir haftadan uzun süren adet kanaması.
- Halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı veya bayılacak gibi olma gibi kansızlık belirtileri.
- Ani başlayan ve geçmeyen şiddetli kasık ağrısı, özellikle ateşle birlikte olduğunda.
- İdrar yapamama veya idrarı tam boşaltamama.
- Menopozdan sonra ortaya çıkan her türlü vajinal kanama.
- Kısa sürede belirgin olarak büyüyen karın şişliği.
Sıkça Sorulan Sorular
Miyom kaç cm olunca ameliyat gerekir?
Ameliyat kararında tek başına belirleyici olan bir santimetre sınırı yoktur. Küçük bir submukoz miyom yoğun kanama nedeniyle ameliyat gerektirebilirken, şikayet yaratmayan daha büyük bir miyom yalnızca izlenebilir. Karar şikayetlere, miyomun yerine, büyüme hızına ve gebelik planına göre verilir.
Miyom kendiliğinden geçer mi?
Miyomların üreme çağında kendiliğinden tamamen kaybolması beklenmez; bir kısmı yıllarca aynı boyutta kalabilir, bazıları doğumdan sonraki dönemde küçülebilir. Menopozdan sonra hormon düzeyleri düştüğü için miyomların çoğu küçülür.
Miyom kansere dönüşür mü?
Miyomlar iyi huyludur ve kötü huylu bir tümöre dönüşmeleri çok nadirdir. Leiomyosarkom adı verilen rahim kası kanseri ayrı bir hastalıktır ve çoğunlukla var olan bir miyomdan gelişmez. Özellikle menopozdan sonra büyüyen kitleler bu açıdan dikkatle değerlendirilir.
Doğum kontrol hapı miyomu büyütür mü?
Düşük doz doğum kontrol haplarının miyomları belirgin biçimde büyüttüğüne dair güçlü bir kanıt yoktur. Bu haplar miyomu olan kadınlarda adet kanamasını azaltmak amacıyla da kullanılabilir. Kullanım kararı kişinin diğer sağlık özellikleri dikkate alınarak verilir.
Bitkisel yöntemlerle miyom küçülür mü?
Bitkisel ürünlerin, çayların veya özel diyetlerin miyomu küçülttüğünü gösteren yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Bu tür ürünlere güvenilerek tedavinin ertelenmesi kansızlık gibi sorunların ilerlemesine yol açabilir.
Miyom karında şişkinlik yapar mı?
Büyük veya çok sayıda miyom rahmi büyüterek karnın alt bölümünde şişlik, dolgunluk ve giysilerin dar gelmesi gibi şikayetlere neden olabilir. Bu şişlik kilo alımından değil, rahmin hacminin artmasından kaynaklanır.
Miyom adet gecikmesine neden olur mu?
Miyomlar genellikle adetlerin daha bol veya daha uzun olmasına yol açar, adet gecikmesine neden olmaz. Adet geciktiğinde öncelikle gebelik ve hormonal nedenler araştırılır.
Miyom için hangi doktora başvurulur?
Miyomun tanı, takip ve tedavisi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yürütülür. Embolizasyon gibi girişimsel yöntemler planlandığında girişimsel radyoloji uzmanıyla birlikte çalışılır.
Kaynaklar
- American College of Obstetricians and Gynecologists. Management of Symptomatic Uterine Leiomyomas. ACOG Practice Bulletin No. 228. Obstet Gynecol. 2021;137(6):e100-e115.
- Munro MG, Critchley HOD, Fraser IS; FIGO Menstrual Disorders Committee. The two FIGO systems for normal and abnormal uterine bleeding symptoms and classification of causes of abnormal uterine bleeding in the reproductive years: 2018 revisions. Int J Gynaecol Obstet. 2018;143(3):393-408.
- National Institute for Health and Care Excellence (NICE). Heavy menstrual bleeding: assessment and management. NICE guideline NG88. 2018, son güncelleme 2021.
Op. Dr. Suat Karataş, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Özgeçmiş
Son güncelleme: 21.10.2026
