Yumurtalık Kanseri Ameliyatı ve Tedavisi İstanbul

    Yumurtalık Kanseri Tedavisi İstanbul

    Yumurtalık kanseri tedavisi, yumurtalıklarda meydana gelen kanserli hücreleri yok etmek ve kanserin yayılmasını önlemek amacıyla yapılan tedavidir. Bu konuyla ilişkili bilgilere Yumurtalık Kisti Tedavisi ve Rahim Kanseri Tedavisi sayfalarında da ulaşılabilir.

    Kadınların yumurtalıklarında meydana gelen kontrolsüz hücre büyümeleri sonucunda ortaya çıkan kanser türüne yumurtalık kanseri denir. Yumurtalık kanseri halk arasında bilinen adı iken bu rahatsızlık aynı zamanda over kanseri olarak bilinmektedir. Yumurtalık kanseri tedavisinin temelini ameliyat ve kemoterapi oluşturur. Yumurtalık kanseri ameliyatı hem hastalığın evresini belirlemek hem de karın içindeki tümör dokularını mümkün olan en eksiksiz şekilde çıkarmak amacıyla yapılır. Bu sayfada yumurtalık kanserinin türleri, belirtileri, tanı yöntemleri, evreleri, yumurtalık kanseri ameliyatının nasıl planlandığı ve tedavi sonrası süreç ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

    Kısa Özet

    • Yumurtalık kanseri erken dönemde çoğu zaman belirgin bir şikayete yol açmaz. İnatçı şişkinlik, erken doyma ve karın ağrısı dikkat edilmesi gereken belirtilerdir.
    • Tanıda transvajinal ultrason, CA-125 kan testi ve BT veya MR birlikte değerlendirilir. Kesin tanı patolojik inceleme ile konur.
    • Erken evrede evreleme cerrahisi, ileri evrede gözle görülür tümör bırakmamayı hedefleyen sitoredüktif cerrahi uygulanır.
    • Ameliyat sonrası kemoterapi çoğu hastada tedavinin parçasıdır. Uygun hastalarda idame tedavisi de planlanır.
    • Erken evredeki seçilmiş genç hastalarda doğurganlığı koruyan cerrahi değerlendirilebilir.

    Yumurtalık Kanseri Nedir?

    İnsan vücudundaki hücreler bölünerek çoğalmaktadırlar ancak bazı durumlarda hücreler yenilenme sürecini düzgün yürütemez. Ölen hücrelerin yerine üretilen hücrelerin bölünmesi kontrolden çıkar ve bölünme durmadan devam ederek tümör haline gelir. Oluşan tümör kitlesi yumurtalıkların her ay yumurta üretme, kadınlık hormonlarını üretme gibi işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırır. Aynı zamanda baskı yaparak çevre organları da etkileyebilmektedir ya da koparak hareket eden tümör parçaları vücuttaki diğer organlara ulaşıp çoğalmaya burada da devam edebilmektedir. Bu tür tümör yayılmalarına “metastaz” adı verilir. Yumurtalık kanseri en sık karın zarı (periton) yüzeyine ve karın içindeki yağ dokusuna (omentum) yayılır. Bu nedenle tedavi planlanırken yalnızca yumurtalıklar değil karın içinin tamamı değerlendirilir.

    Yumurtalık Kanserinin Türleri Nelerdir?

    Yumurtalık kanserleri, tümörün geliştiği hücre tipine göre farklı gruplara ayrılır ve her grubun seyri ile tedavisi farklılık gösterebilir:

    • Epitelyal yumurtalık kanserleri: Yumurtalık kanserlerinin büyük çoğunluğunu oluşturur. En sık görülen alt tipi yüksek dereceli seröz karsinomdur. Bu tip çoğunlukla ileri evrede saptanır.
    • Germ hücreli tümörler: Yumurta hücrelerinin kökeninden gelişir. Genellikle genç kadınlarda ve ergenlik çağında görülür. Tedaviye çoğu zaman iyi yanıt verir ve bu hastalarda doğurganlığın korunması sıklıkla mümkündür.
    • Seks kord stromal tümörler: Yumurtalığın hormon üreten destek dokusundan gelişir. Bazı tipleri hormon salgılayarak düzensiz kanama gibi belirtilere yol açabilir.
    • Borderline (sınırda) tümörler: İyi huylu kistler ile kanser arasında yer alan, genellikle yavaş seyreden tümörlerdir. Çoğunlukla ameliyatla tedavi edilir ve genç hastalarda doğurganlığı koruyan cerrahi sıklıkla uygulanabilir.

    Tümörün türü ancak patolojik inceleme ile kesinleşir. Tedavinin kapsamı, ek tedavi ihtiyacı ve doğurganlığın korunup korunamayacağı büyük ölçüde bu bilgiye göre belirlenir.

    Yumurtalık Kanseri Nedenleri Nelerdir?

    Yumurtalık kanserinin kesin sebepleri belirlenemese de vakaların önemli bir bölümünde kalıtsal genetik değişikliklerin rol oynadığı bilinmektedir. Kanserin görülme sıklığını etkileyen diğer faktörler de hormonal ve çevresel faktörlerdir. Bu faktörler şöyle sıralanabilir:

    • Genetik yatkınlık ve hatalı genlerin varlığı (özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki değişiklikler ile Lynch sendromu).
    • Ailede yumurtalık, meme veya kalın bağırsak kanseri öyküsü.
    • İlerleyen yaş.
    • Daha önce doğum yapmamış olmak.
    • Menopoz döneminde takviye olarak yalnızca östrojen hormonu verilmesi.

    Yukarıda bahsi geçen faktörler yumurtalık kanseri riskini artırabilecekken, doğum kontrol haplarının uzun süre kullanılması, gebelik, emzirme ve erken yaşta doğum yapmak gibi faktörler de yumurtalık kanseri görülme ihtimalini düşürmektedir. Ailesinde yumurtalık veya meme kanseri bulunan kadınlarda genetik danışmanlık ve gerekli durumlarda genetik test, riskin doğru değerlendirilmesi açısından önemlidir.

    Yumurtalık Kanseri Belirtileri Nelerdir?

    Yumurtalık kanserinin tanı sürecine başlanması için öncelikle bu hastalığın kişide bulunduğuna dair şüphe uyandıracak belirtiler gözlenmelidir. Eğer kişi hastalığın erken evresinde ise büyük ihtimalle belirgin bir belirti göstermeyecektir. Bu süreç genellikle sessiz ilerler. Yumurtalık kanseri teşhislerinin bir kısmı, başka bir nedenle yapılan muayene veya görüntülemeler sırasında tesadüfen ortaya çıkar. Yumurtalık kanserini tesadüfen yapılacak bir muayeneye bırakmak istemeyen kadınlar bu kaygı ile düzenli olarak jinekolojik muayene yaptırmaktadır. Düzenli jinekolojik muayene bütün kadınlara önerilmektedir. Yine de bazı vakalarda yumurtalık kanserinin varlığından şüphe ettirecek belirtiler mevcut olabilmektedir. Bu belirtilerden en yaygın görünenleri şöyle sıralanabilir:

    • İnatçı karın şişkinliği ve karın çevresinin genişlemesi.
    • Az yemekle erken doyma, hazımsızlık ve iştahsızlık.
    • Karın veya pelvis bölgesinde ağrı.
    • Sık idrara çıkma ya da idrar yapma ihtiyacının aniden gelmesi.
    • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik.

    Bu şikayetler sindirim sistemi sorunları gibi pek çok farklı nedene bağlı olabilir. Ancak yeni başlayan, neredeyse her gün tekrarlayan ve birkaç haftadır süren şikayetler olduğunda jinekolojik değerlendirme yapılması önemlidir.

    Yumurtalık Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

    Yumurtalık kanseri şüphesi olduğunda teşhis koyulabilmesi için öncelikle jinekolojik muayene ve pelvis muayenesi yapılır. Ardından transvajinal ultrason ile yumurtalıklardaki kitlenin boyutu, iç yapısı, katı alanlar içerip içermediği ve karın içinde sıvı bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Teşhisin desteklenmesi ve hastalığın yaygınlığının belirlenmesi için bilgisayarlı tomografi (BT) veya MR ile karın ve pelvis bölgesi derinlemesine incelenir.

    Kan testi de yapıldıktan sonra bütün testlerin sonuçları doktor tarafından birlikte değerlendirilir. Yumurtalık kanserinde sıklıkla yükselen CA-125 adlı tümör belirteci bu değerlendirmenin bir parçasıdır. Ancak CA-125 tek başına tanı koydurmaz. Endometriozis, miyom, adet dönemi ve karın zarı iltihapları gibi iyi huylu durumlarda da yükselebilir. Erken evre yumurtalık kanserlerinin bir kısmında ise normal sınırlarda kalabilir.

    Kesin tanı, alınan dokunun patolojik incelemesi ile konur. Teşhisin kesinleştirilebilmesi için doku numunesi alınabildiği gibi karın sıvısından örnek de alınabilir. Bazı hastalarda tanı ve hastalığın yaygınlığını değerlendirmek amacıyla laparoskopi ile küçük kesilerden karın içi incelenerek biyopsi alınabilir. Teşhis kesinleştikten sonra vakit kaybedilmeden doktor tarafından bir tedavi süreci belirlenir.

    Yumurtalık Kisti mi, Yumurtalık Kanseri mi?

    Yumurtalıkta kist saptanması, kadınlarda sık karşılaşılan ve çoğu zaman endişeye yol açan bir durumdur. Yumurtalık kistlerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen basit, ince duvarlı ve sıvı içeren kistler çoğunlukla adet döngüsüyle ilgilidir ve kendiliğinden kaybolabilir. Bu tür kistlerde çoğu zaman yalnızca belirli aralıklarla ultrason ile takip yeterli olur.

    Bununla birlikte bazı özellikler kistin daha dikkatli değerlendirilmesini gerektirir. Kist içinde katı alanlar veya kalın bölmeler bulunması, kistin hızla büyümesi, karın içinde sıvı birikmesi, kistin iki yumurtalıkta birden görülmesi ve kistin menopoz sonrası dönemde saptanması bu özellikler arasındadır. Bu durumda ultrason bulguları, CA-125 gibi belirteçler ve gerekirse MR birlikte değerlendirilir. Ameliyat gereken kistlerde yöntem, kistin kötü huylu olma ihtimaline göre planlanır. İyi huylu olduğu düşünülen kistler için uygulanan yöntem hakkında bilgiye Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı sayfasından ulaşılabilir. Kötü huylu olma ihtimali bulunan kistlerde ise kistin karın içinde patlatılmadan bütün halinde çıkarılmasına özen gösterilir.

    Smear Testi Yumurtalık Kanserini Gösterir Mi?

    Smear testi rahim ağzındaki hücre değişikliklerini saptamak için yapılan bir tarama testidir ve yumurtalık kanserini göstermez. Günümüzde yumurtalık kanseri için toplum genelinde önerilen etkili bir tarama testi bulunmamaktadır. Bu nedenle belirtilerin farkında olmak, düzenli jinekolojik muayeneyi aksatmamak ve risk taşıyan kadınların genetik değerlendirmeden geçmesi önem taşır. Smear testinin kullanıldığı hastalık hakkında bilgiye Rahim Ağzı Kanseri sayfasından ulaşılabilir.

    Yumurtalık Kanserinin Evreleri Nelerdir?

    Yumurtalık kanserinin evresi, ameliyat sırasında karın içinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve alınan dokuların patolojik incelemesi ile belirlenir. Aşağıdaki tabloda her evrenin kısa tanımı ve o evrede izlenen genel tedavi yolu yer almaktadır.

    EvreHastalığın yaygınlığıTedavide izlenen yol
    Evre IKanser bir veya iki yumurtalık ya da tüple sınırlıdır.Evreleme cerrahisi. Ameliyat sonrası kemoterapi ihtiyacı tümörün tipi ve derecesine göre belirlenir. Seçilmiş genç hastalarda doğurganlığı koruyan cerrahi değerlendirilebilir.
    Evre IIKanser pelvis içindeki rahim gibi çevre organlara yayılmıştır.Evreleme cerrahisi ve tümör dokularının tamamen çıkarılması. Ardından kemoterapi.
    Evre IIIKanser pelvis dışında karın zarına ve/veya karın içindeki lenf nodlarına yayılmıştır.Gözle görülür tümör bırakmamayı hedefleyen sitoredüktif cerrahi ve kemoterapi. Bazı hastalarda önce kemoterapi, ardından ara cerrahi.
    Evre IVKanser karın boşluğu dışındaki organlara (örneğin akciğer zarı) veya karaciğer içine yayılmıştır.Çoğunlukla kemoterapi ile başlanır. Uygun hastalarda ameliyat da tedaviye eklenebilir.

    Tablodaki bilgiler genel çerçeveyi yansıtır. Tedavi planı; tümörün tipi, hastanın genel sağlık durumu ve görüntüleme bulgularına göre her hasta için ayrıca belirlenir.

    Yumurtalık Kanseri Tedavisinde Erken Teşhisin Önemi Nedir?

    Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi yumurtalık kanseri tedavisinde de erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis sayesinde, kanserli dokular, henüz kanserli hücreler farklı organlara ve dokulara yayılmadan ameliyatla alınabilirler.

    Yumurtalık Kanseri Ameliyatı

    Yumurtalık Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Kişide yumurtalık kanseri olduğu kesinleştiğinde ya da güçlü bir şekilde düşünüldüğünde tedavi süreci hastalığın evresine ve hastanın genel durumuna göre planlanır. Hastaların çoğunda tedavi cerrahi müdahale ile başlar. Ameliyat sırasında kanserli bölgelerin ve hastalığın hangi evrede olduğunun belirlenmesi için doku örnekleri alınarak incelenir. Ancak hastalık çok yaygınsa ve ilk ameliyatta tümörün tamamen çıkarılabilmesi mümkün görünmüyorsa ya da hastanın genel durumu büyük bir ameliyata uygun değilse öncesinde kemoterapi uygulanarak tümörün küçülmesi beklenir; daha sonra operasyon gerçekleştirilir. Bu yaklaşıma neoadjuvan kemoterapi ve ara cerrahi adı verilir.

    Cerrahi operasyonun temel hedefi kanserli hücre bulunan bütün dokuları çıkarmaktır. Yumurtalıklar, rahim ve çevresi, fallop tüpleri, apendiks ve karın içi yağ dokusu katmanı (omentum) bu kapsama dahil edilebilir. Bu nedenle ameliyatın iyi koşullarda ve tecrübeli ekipler tarafından gerçekleştirilmesi hastanın iyileşme süreci ile doğru orantılıdır. Yumurtalık kanseri tedavisi çoğu hastada cerrahi müdahaleden sonra kemoterapi ile devam eder.

    Geride kanserli doku bırakılmayacak şekilde gerçekleştirilen ameliyat sonrası hasta sıkı takibe alınır. Hastalığın evresine ve tümörün tipine göre ameliyat sonrası süreç kemoterapi ile devam eder. Çok erken evredeki ve düşük riskli bazı hastalarda ameliyat sonrası kemoterapiye gerek görülmeyebilir. Ameliyat sonrası kemoterapi genellikle 6 kür olarak planlanır.

    Yumurtalık kanseri tedavisi için bir diğer önemli nokta uygun hastalarda doğurganlığı korumaktır. Daha henüz erken yaşlarında olan kadın hastalarda, hastalık erken evrede ise mümkün olduğu kadar az doku alınmaya gayret gösterilir. Bu hastalarda rahim ve sağlam olan yumurtalık korunarak hastanın hamilelik ihtimali ortadan kaldırılmamaya çalışılır.

    Erken Evre Yumurtalık Kanserinde Evreleme Cerrahisi

    Hastalığın yumurtalıkla sınırlı göründüğü durumlarda yapılan ameliyata evreleme cerrahisi denir. Bu ameliyatın amacı, gözle görülmeyen yayılımları da ortaya çıkararak hastalığın gerçek evresini belirlemektir. Evreleme cerrahisinde genellikle şu basamaklar yer alır:

    • Karın içinden yıkama sıvısı alınarak hücre incelemesine gönderilmesi.
    • Rahmin, her iki tüpün ve yumurtalığın çıkarılması.
    • Karın içi yağ dokusunun (omentum) çıkarılması.
    • Karın zarının farklı bölgelerinden biyopsiler alınması.
    • Gerekli durumlarda pelvis ve aort çevresindeki lenf nodlarının çıkarılması.

    Evreleme cerrahisinin eksiksiz yapılması, ameliyat sonrası kemoterapiye ihtiyaç olup olmadığının doğru belirlenmesini sağlar. Bu nedenle başka bir nedenle yapılan ameliyatta tesadüfen yumurtalık kanseri saptanan hastalarda, evrelemeyi tamamlamak için ikinci bir ameliyat gerekebilir.

    İleri Evre Yumurtalık Kanserinde Sitoredüktif Cerrahi

    İleri evre yumurtalık kanserinde ameliyatın hedefi, karın içinde gözle görülür tümör bırakmamaktır. Bu ameliyata sitoredüktif cerrahi adı verilir. Hastalığın yayılım alanlarına göre ameliyat; rahim, tüpler ve yumurtalıkların yanında omentum, karın zarının tutulan bölümleri ve gerekli durumlarda bağırsak bölümleri gibi farklı organlara yönelik işlemleri içerebilir.

    Ameliyat sonunda geride gözle görülür tümör kalmaması, kemoterapinin etkinliği ve hastalığın seyri açısından en önemli etkenlerden biridir. Bu hedefe ilk ameliyatta ulaşılabileceği düşünülen hastalarda önce ameliyat yapılır. Hastalığın yaygınlığı nedeniyle bu hedefe ilk ameliyatta ulaşılamayacağı öngörülen hastalarda ise genellikle önce birkaç kür kemoterapi verilir ve ardından ara cerrahi planlanır. Hangi yolun izleneceğine görüntüleme bulguları, gerekirse laparoskopik değerlendirme ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek karar verilir.

    Yumurtalık Kanseri Ameliyatı Kapalı Yöntemle Yapılabilir Mi?

    Yumurtalık kanseri ameliyatlarının büyük bölümü, karın içinin tamamının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve tümör dokularının eksiksiz çıkarılabilmesi için açık yöntemle yapılır. Bazı hastalarda tanı koymak ve hastalığın yaygınlığını değerlendirmek amacıyla laparoskopi kullanılabilir. Çok erken evrede ve seçilmiş hastalarda evreleme cerrahisinin kapalı yöntemle yapılması da gündeme gelebilir. Kapalı yöntemin uygunluğu hastalığın yaygınlığına ve tümörün özelliklerine göre belirlenir.

    Yumurtalık Kanseri Tedavisinde Sıcak Kemoterapi

    Sıcak kemoterapi (HIPEC), ameliyat sırasında karın içine ısıtılmış kemoterapi ilacının belirli bir süre boyunca dolaştırılması esasına dayanan bir yöntemdir. Bu uygulama öncesinde sindirim sistemi kanserlerinden kaynaklanan karın zarı yayılımlarının tedavisinde kullanılmaktaydı. Günümüzde yumurtalık kanserinde seçilmiş hastalarda, özellikle önce kemoterapi alıp ardından ara cerrahiye alınan ileri evre hastalarda değerlendirilebilen bir seçenektir. Sıcak kemoterapi her hastaya uygun değildir. Uygulanıp uygulanmayacağına hastalığın evresi, ameliyatın kapsamı ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek karar verilir.

    Yumurtalık Kanseri Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

    Yumurtalık kanseri ameliyatının süresi büyük ölçüde hastalığın yaygınlığına bağlıdır. Erken evrede yapılan evreleme cerrahisi ile ileri evrede birden fazla organı ilgilendiren sitoredüktif cerrahinin süreleri birbirinden oldukça farklıdır. Kapsamlı ameliyatlardan sonra hastanın bir süre yakın izlemde kalması gerekebilir. Hastanede kalış süresi de yapılan işlemlerin kapsamına ve iyileşmenin seyrine göre hastadan hastaya değişir.

    Ameliyat Sonrası Kemoterapi ve İdame Tedavisi

    Ameliyat sonrası kemoterapiye genellikle iyileşmenin ardından birkaç hafta içinde başlanır. Yumurtalık kanserinde en sık kullanılan kemoterapi, karboplatin ve paklitaksel ilaçlarının birlikte verildiği tedavidir ve çoğunlukla 6 kür olarak uygulanır. Kemoterapinin yan etkileri ve süreci hastanın tıbbi onkoloji hekimiyle birlikte takip edilir.

    Kemoterapiye yanıt veren ileri evre hastaların bir bölümünde, hastalığın tekrarlama riskini azaltmak amacıyla idame tedavisi planlanabilir. BRCA gen değişikliği bulunan ya da tümörde homolog rekombinasyon eksikliği (HRD) saptanan uygun hastalarda PARP inhibitörü adı verilen ilaçlarla idame tedavisi gündeme gelir.

    Yumurtalık Kanserinde BRCA ve HRD Testleri Neden Önemlidir?

    Yumurtalık kanseri tanısı alan hastalarda BRCA1 ve BRCA2 genlerine yönelik test yapılması önerilmektedir. Bu test hem hastanın tedavi seçeneklerini, özellikle idame tedavisine uygunluğunu belirlemede yol gösterir hem de aile bireyleri açısından önemli bilgiler sağlar. Kalıtsal bir gen değişikliği saptanan hastaların kız kardeşleri ve kızları gibi yakınlarına genetik danışmanlık önerilebilir. Tümör dokusunda yapılan HRD testi ise BRCA değişikliği bulunmayan hastalarda da idame tedavisine ilişkin karar verilmesine yardımcı olur.

    Ameliyat Öncesi Değerlendirmede Hangi Bilgiler Önemlidir?

    Yumurtalıkta şüpheli kitle saptanan ya da yumurtalık kanseri tanısı alan bir hastada doğru tedavi planı, önceki tetkiklerin tamamının birlikte incelenmesine dayanır. Bu nedenle ilk görüşmede aşağıdaki belgelerin hazır olması yararlıdır:

    • Önceki biyopsi ya da ameliyattan elde edilen patoloji raporu. Mümkünse ikinci değerlendirme için preparatlar ve parafin bloklar.
    • Ultrason, MR, BT veya PET-BT incelemelerinin hem raporları hem de görüntü dosyaları.
    • CA-125 başta olmak üzere tümör belirteçleri ve son dönemde yapılmış diğer kan tahlilleri.
    • Kullanılan tüm ilaçların adları ve dozları. Kan sulandırıcı ilaçlar ameliyat planlamasında ayrıca önem taşır.
    • Geçmişte yapılan karın ve pelvis ameliyatlarına ait epikriz ve ameliyat notları ile varsa kalp, akciğer veya böbrek hastalıklarına ait raporlar.
    • Varsa genetik test sonuçları ve ailedeki kanser öyküsüne dair bilgiler.

    Önceki ameliyatın kapsamı ve patoloji sonuçları, evrelemenin tamamlanmış olup olmadığını ve sonraki adımın ne olması gerektiğini belirlemede belirleyici olabilir.

    Yumurtalık Kanseri Tedavisi Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

    Ameliyat ve kemoterapi süreci bittikten sonra hasta düzenli kontrol programına alınır. Kontrollerde hastanın şikayetleri sorgulanır, fizik ve jinekolojik muayene yapılır, CA-125 gibi tümör belirteçleri izlenir ve gerek görüldüğünde görüntüleme yapılır. Kontroller genellikle ilk yıllarda daha sık, sonraki yıllarda daha seyrek aralıklarla planlanır. Karında şişlik, yeni başlayan ağrı, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik veya nefes darlığı gibi yeni ortaya çıkan şikayetlerde bir sonraki kontrolü beklemeden hekime başvurmak gerekir. Hastalığın tekrarladığı durumlarda tedavi seçenekleri; tekrarlama zamanı, yaygınlığı ve hastanın önceki tedavilere yanıtı göz önünde bulundurularak yeniden planlanır. Seçilmiş hastalarda tekrarlayan hastalıkta da ameliyat değerlendirilebilir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Yumurtalık kanseri neden geç fark edilir?

    Erken dönemde belirtiler belirsizdir; karında şişkinlik, hazımsızlık ve erken doyma gibi şikayetler çoğu zaman başka nedenlere bağlanır.

    Yumurtalık kanserinde genetik faktörler önemli mi?

    BRCA gen mutasyonu taşıyanlarda ve ailesinde yumurtalık veya meme kanseri olanlarda risk artar.

    Yumurtalık kanseri tedavisinde doğurganlık korunabilir mi?

    Erken evrede ve uygun hastalarda doğurganlığı koruyan cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.

    Yumurtalık kanseri ameliyatı kapalı yapılabilir mi?

    Yumurtalık kanseri ameliyatlarının büyük bölümü karın içinin tamamen değerlendirilebilmesi için açık yöntemle yapılır. Tanı amacıyla ve çok erken evredeki seçilmiş hastalarda laparoskopi kullanılabilir.

    CA-125 yüksekliği yumurtalık kanseri anlamına gelir mi?

    Hayır. CA-125 endometriozis, miyom, adet dönemi ve karın zarı iltihapları gibi iyi huylu durumlarda da yükselebilir. Sonuç, ultrason ve diğer bulgularla birlikte değerlendirilir.

    Yumurtalık kanseri ameliyatından sonra kemoterapi gerekir mi?

    Hastaların çoğunda ameliyat sonrası kemoterapi tedavinin bir parçasıdır. Çok erken evredeki ve düşük riskli bazı hastalarda kemoterapiye gerek görülmeyebilir.

    Sıcak kemoterapi (HIPEC) her hastaya uygulanır mı?

    Hayır. Sıcak kemoterapi seçilmiş hastalarda, özellikle önce kemoterapi alıp ardından ara cerrahiye alınan ileri evre hastalarda değerlendirilebilen bir yöntemdir.

    Yumurtalık kisti kansere dönüşür mü?

    Yumurtalık kistlerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve kansere dönüşmez. Katı alanlar içeren, büyüyen ya da menopoz sonrası saptanan kistlerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerekir.

    Kaynaklar

    • Colombo N, et al. ESMO-ESGO consensus conference recommendations on ovarian cancer. Ann Oncol. 2019;30(5):672-705.
    • van Driel WJ, et al. Hyperthermic Intraperitoneal Chemotherapy in Ovarian Cancer. N Engl J Med. 2018;378(3):230-240.

    Op. Dr. Suat Karataş, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Özgeçmiş

    Son güncelleme: 21.10.2026

    Call Now Button