Gebelik Öncesi Danışma İstanbul

    Gebelik Öncesi Danışma İstanbul

    Gebelik öncesi danışma, bebek sahibi olmayı planlayan kadının ve eşinin gebelik başlamadan önce sağlık açısından gözden geçirildiği, gebeliği etkileyebilecek risklerin erkenden belirlendiği planlı bir görüşmedir. Bu görüşmede kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, önceki gebelikler, aile öyküsü, aşı durumu ve yaşam alışkanlıkları ele alınır, gerekli tahliller istenir ve gebeliğe hazırlık için kişiye özel bir plan oluşturulur. Gebelik öncesi danışma sayesinde anne sağlığını, bebeğin gelişimini ve gebeliğin gidişatını etkileyebilecek pek çok problem gebelik oluşmadan tespit edilebilir.

    Gebelik başladıktan sonraki düzenli kontroller gebelik takibi sayfasında, uzun süre denemeye rağmen gebelik oluşmayan çiftlerde uygulanan tedaviler ise kısırlık tedavisi sayfasında ayrıca anlatılmaktadır. Bu sayfa yalnızca gebelikten önceki hazırlık dönemine odaklanır.

    Kısa Özet

    • Gebelik öncesi danışma, gebe kalmayı planlayan her kadına önerilir; uygun zamanlama gebelik denemesinden birkaç ay öncesidir.
    • Görüşmede kronik hastalıklar, ilaçlar, önceki gebelikler ve aile öyküsü değerlendirilir; kan sayımı, kan grubu, tiroid, kan şekeri ve enfeksiyon testleri istenir.
    • Bağışıklığı olmayan kadınlara kızamıkçık ve suçiçeği aşısı yapılabilir; bu canlı aşılardan sonra en az 1 ay gebe kalınmaması önerilir.
    • Folik asit genel olarak günde 400 mikrogram dozunda, gebelikten en az 1 ay önce başlanır; yüksek riskli kadınlarda doz artırılır.
    • Gebelikte sakıncalı olabilecek ilaçlar önceden düzenlenir; hiçbir ilaç hekime danışmadan bırakılmamalıdır.
    • Baba adayının alışkanlıkları da sperm sağlığını etkiler; hazırlık çift olarak yapılır.

    Gebelik Öncesi Danışma Nedir?

    Ebeveyn adaylarında bulunan rahatsızlıkların belirlenerek bebeğe olan etkisini araştırıp en aza indirmek amacıyla yapılan incelemelere gebelik öncesi danışma adı verilmektedir.

    Bu danışmanlık yalnızca bilinen bir sağlık sorunu olan çiftlere yönelik değildir; çocuk sahibi olmayı düşünen her çift için uygundur. Görüşmede anne adayının tıbbi geçmişi, ailesinden gelen genetik özellikler ve sosyal koşulları birlikte ele alınır. Beslenme, hareket ve günlük alışkanlıklar konusunda verilen önerilerle kadının gebeliğe sağlıklı bir başlangıç yapması hedeflenir.

    Gebelik Öncesi Danışma Neden Önemlidir?

    Gebelik sürecinde anne adayının bedeni oldukça radikal değişimler geçirir. Bu değişimler, daha önce sahip olunan hastalıkların daha şiddetli bir şekilde anne adayını ve bebeği etkilemesine neden olabilir. Bu gibi sorunlar düşüklere, ölü doğumlara ve hatta anne adayının hayatını tehdit eden durumlara yol açabilir.

    Bebeğin organları gebeliğin ilk haftalarında, çoğu zaman kadın gebe olduğunu henüz öğrenmeden oluşmaya başlar. Beyin ve omuriliğin temelini oluşturan nöral tüp, son adet tarihinden itibaren sayıldığında yaklaşık altıncı haftada kapanır. Folik asit kullanımı, ilaç değişiklikleri ve kan şekerinin dengelenmesi gibi önlemlerin gebelik başlamadan alınması bu yüzden gereklidir.

    Her ne kadar hamilelik son derece normal fizyolojik bir durum olsa da bazen hamileliği riske atabilecek komplikasyonlar gelişebilmektedir. Gebelik öncesi danışma, bu risklerin önemli bir kısmının gebelik oluşmadan fark edilmesine ve önlemlerin erkenden alınmasına imkan verir.

    Gebelik Öncesi Danışma Ne Zaman Yapılmalı?

    Anne olmak isteyen kadınlar hamile kaldıktan sonra değil daha planlama aşamasında danışma desteği almalıdır, çünkü hamilelikte rastlanabilecek pek çok problem bu erken dönemde tespit edilip tedavi edilebilmektedir.

    Uygun zamanlama, gebelik denemesine başlamadan yaklaşık üç ay öncesidir. Bu süre; tahlil sonuçlarının değerlendirilmesine, gerekirse aşı yapılıp ardından önerilen bekleme süresinin tamamlanmasına, ilaç değişikliklerinin oturmasına ve folik asidin yeterli süre kullanılmasına imkan tanır. Kronik bir hastalığı olan kadınlarda hastalığın kontrol altına alınması daha uzun sürebileceği için görüşmenin daha erken yapılması uygundur.

    Gebelik Öncesi Danışma Kimlere Özellikle Önerilir?

    Gebelik öncesi danışma, gebe kalmayı planlayan her çifte önerilmektedir. Bununla birlikte bazı durumlarda gebelikten önceki değerlendirme daha da önem kazanır:

    • Daha önce riskli bir gebelik geçirmiş olmak.
    • Düşük ya da tekrarlayan düşük öyküsü.
    • Kısırlık tedavisi ile gebe kalmış olmak veya bu tedaviyi planlıyor olmak.
    • Diyabet, hipertansiyon, tiroid, kalp ya da böbrek hastalığı, epilepsi veya otoimmün hastalık gibi kronik bir sorunun bulunması.
    • Düzenli kullanılan bir ilacın olması.
    • 35 yaş ve üzerinde gebelik planlamak.
    • Ailede kalıtsal hastalık, önceki gebelikte anomalili bebek öyküsü veya akraba evliliği.
    • Belirgin fazla kilo ya da zayıflık.

    Bu gruptaki kadınların gebelik sırasında daha sık izlenmesi gerekebilir. Gebelik oluştuktan sonra hangi durumlarda kontrollerin sıklaştırıldığı riskli gebelik takibi sayfasında açıklanmaktadır.

    Gebelik Öncesi Görüşmede Hangi Bilgiler Sorulur?

    Danışmanın en önemli kısmı ayrıntılı öyküdür. Görüşmede genellikle şu başlıklar ele alınır:

    • Kronik hastalıklar: Diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, epilepsi, böbrek ve karaciğer hastalıkları, varis ve damar tıkanıklığı (tromboz) öyküsü, guatr ve diğer tiroid sorunları, astım, otoimmün hastalıklar ve ruhsal sağlık sorunları.
    • Kullanılan ilaçlar: Reçeteli ilaçlar, reçetesiz ağrı kesiciler, vitaminler, bitkisel ürünler ve takviyeler.
    • Jinekolojik öykü: Adet düzeni, geçirilmiş jinekolojik ameliyatlar, enfeksiyonlar ve son smear ile HPV testinin tarihi.
    • Önceki gebelikler: Gebeliklerin ve doğumların seyri, yaşanan sorunlar.
    • Aile öyküsü: Her iki tarafın ailesindeki kalıtsal hastalıklar, doğuştan anomaliler, zihinsel gelişim sorunları ve genç yaşta görülen tromboz.
    • Yaşam koşulları: Beslenme, egzersiz, sigara, alkol, kafein, çalışma ortamındaki kimyasal veya radyasyon maruziyeti, evcil hayvanlar ve seyahat planları.

    Anne adayında bulunan ve gebeliği olumsuz etkileyebilecek sistemik hastalıkların gebelik öncesinde detaylıca araştırılması gerekir. Bu araştırmaların sonuçları baz alınarak gerekli tanı ve tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Örneğin diyabeti olan bir kadında kan şekerinin gebelikten önce iyi kontrol altına alınması, bebekte doğuştan anomali ve düşük riskini azaltır. Yüksek tansiyon, tiroid ya da başka bir sağlık problemi olan anne adaylarının gebeliği bu sorunlar kontrol altına alındıktan sonra planlaması uygundur.

    Önceki Gebelikler Neden Bu Kadar Önemlidir?

    Kadının doğum hikayesi ve geçmiş hamilelikleri, yeni gebeliğin planlanmasında ve izlenmesinde yol gösterici bilgiler sunar. Bazı sorunlar sonraki gebelikte tekrarlama eğilimi gösterdiğinden daha önceki gebeliklerde yaşananların hekimle paylaşılması gerekir. Gebelik öyküsü özellikle şu konuları kapsar:

    • Tekrarlayan düşükler.
    • Adet düzensizliği ve gebe kalmada güçlük.
    • Sezaryen ya da müdahaleli doğum.
    • Ölü doğum, erken doğum, gebelik zehirlenmesi (preeklampsi), eşin önde gelmesi (plasenta previa) ve eşin erken ayrılması (dekolman).
    • Gebelikte geçirilen enfeksiyon hastalıkları.
    • Gebelikte ortaya çıkan şeker, tansiyon veya tiroid gibi sistemik rahatsızlıklar.
    • Önceki gebelikte anomalili bebek öyküsü.

    Örneğin önceki gebeliğinde preeklampsi gelişen bir kadında yeni gebelikte düşük doz aspirin kullanımı gündeme gelebilir; nöral tüp defektli bebek öyküsünde ise folik asit dozu artırılır.

    Gebelik Öncesi Muayenede Neler Yapılır?

    Görüşmenin ardından genel bir fizik muayene yapılır. Tansiyon ölçülür; anne adayının yaşı, boyu ve kilosu doğru bir şekilde kaydedilerek vücut kitle indeksi hesaplanır. Jinekolojik muayenede dış genital bölge, vajina ve rahim ağzı incelenir; gerekirse transvajinal ultrason ile rahim ve yumurtalıklar görüntülenir. Ultrason, gebeliği etkileyebilecek miyom, polip, yumurtalık kisti veya rahimdeki yapısal farklılıkların önceden fark edilmesine yardımcı olabilir. Diş ve diş eti sağlığının gebelikten önce kontrol ettirilmesi de önerilir.

    Gebelik Öncesinde Hangi Tahliller İstenir?

    Anne adayının kan tahlili yapılarak kan grubu tayin edilmelidir. Bunun yanında hangi tahlillerin isteneceği kişinin yaşına, öyküsüne ve risk durumuna göre belirlenir. Sık istenen tetkikler ve amaçları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

    TetkikNeden istenir?
    Tam kan sayımıKansızlığın ve Akdeniz anemisi taşıyıcılığını düşündüren bulguların saptanması
    Kan grubu ve Rh faktörüRh negatif kadınlarda gebelikte uyuşmazlık takibinin planlanması
    TSH (tiroid uyarıcı hormon)Gebeliği etkileyebilecek tiroid fonksiyon bozukluklarının belirlenmesi
    Açlık kan şekeri, risk varsa HbA1cFark edilmemiş diyabetin veya gizli şekerin ortaya çıkarılması
    Rubella (kızamıkçık) IgGKızamıkçığa karşı bağışıklık olup olmadığının anlaşılması
    Hepatit B (HBsAg, gerekirse anti-HBs)Taşıyıcılığın ve aşı ihtiyacının belirlenmesi
    HIV ve sifiliz testleriTedaviyle bebeğe geçişi büyük ölçüde önlenebilen enfeksiyonların saptanması
    Suçiçeği (varisella) IgGHastalığı geçirip geçirmediğini bilmeyen kadınlarda bağışıklığın kontrolü

    Risk durumuna göre hepatit C testi, ferritin ve vitamin düzeyleri, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri de eklenebilir.

    Toksoplazma ve CMV Taraması Gerekli midir?

    Toksoplazma ve sitomegalovirüs (CMV), gebelikte ilk kez geçirildiğinde bebeğe geçebilen ve kalıcı hasar bırakabilen enfeksiyonlardır. Buna karşın birçok uluslararası kılavuz, belirtisi olmayan tüm kadınlarda bu iki enfeksiyonun rutin olarak taranmasını önermez. Bunun başlıca nedeni, IgM antikorlarının aylarca pozitif kalabilmesi nedeniyle enfeksiyonun ne zaman geçirildiğinin her zaman ayırt edilememesi ve yanlış yorumlanan sonuçların gereksiz kaygıya yol açabilmesidir. Bazı merkezlerde toksoplazma testi yine de istenmektedir; testin yapılıp yapılmayacağına risk durumu konuşularak birlikte karar verilir. Test yapılsın ya da yapılmasın, korunma önlemleri herkes için geçerlidir:

    • Çiğ ya da az pişmiş et yememek, meyve ve sebzeleri bol suyla yıkamak.
    • Kedi kumunu başka birinin temizlemesini sağlamak ya da eldivenle temizleyip ardından elleri yıkamak.
    • CMV için, küçük çocukların bezini değiştirdikten sonra elleri yıkamak ve çocuklarla aynı çatal, kaşık ya da bardağı paylaşmamak.

    Smear ve HPV Testi Gebelikten Önce Yaptırılmalı mı?

    Rahim ağzı kanseri taraması zamanı gelmiş ya da geçmiş olan kadınların bu testi gebelikten önce yaptırması önerilir. Smear veya HPV testinde anormal bir sonuç çıkarsa ileri inceleme olan kolposkopi ve gerekiyorsa tedavi, gebelik başlamadan tamamlanabilir. Tarama gebelikte de yapılabilir; ancak gebelik sırasında saptanan hücre değişikliklerinin tedavisi genellikle doğumdan sonraya bırakılır. Daha önce rahim ağzına LEEP veya konizasyon uygulanmış kadınların işlemin ayrıntılarını paylaşması, sonraki gebelikte erken doğum riskinin değerlendirilmesine yardımcı olur.

    Gebelik Öncesinde Hangi Aşılar Yapılmalı?

    Hem anne adayını hem de bebeği enfeksiyonlara karşı koruyabilmek adına gerekli aşıların gebelikten önce yapılması gerekir. Aşı kartı ve önceki tahliller gözden geçirilir; bağışıklık durumu belirsizse kan testiyle kontrol edilir.

    • Kızamıkçık (rubella): Gebeliğin ilk aylarında geçirilen kızamıkçık bebekte işitme kaybı, göz ve kalp anomalileri gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bağışıklığı olmayan kadınlara gebelik öncesinde kızamık, kızamıkçık ve kabakulak (KKK) aşısı önerilir.
    • Suçiçeği (varisella): Gebelikte annede ağır zatürreye, bebekte anomalilere neden olabilir. Hastalığı geçirmemiş ve aşılanmamış kadınlara iki doz aşı uygulanır; dozlar arasında genellikle 4 ile 8 hafta bırakılır.
    • Hepatit B: Bağışıklığı olmayan kadınlara önerilir. Canlı aşı olmadığı için gebelik planını geciktirmez.
    • Grip, boğmaca ve HPV: Grip ve boğmaca aşılarının zamanlaması gebelik takibinde planlanır. HPV aşısı gebelikte önerilmez; seri yarım kalırsa kalan dozlar doğumdan sonraya ertelenir.

    Aşıdan Sonra Ne Kadar Süre Gebe Kalınmamalı?

    KKK ve suçiçeği aşıları canlı, zayıflatılmış virüs içerir. Bu nedenle kılavuzlar bu aşılardan sonra en az 1 ay (28 gün) gebe kalınmamasını ve bu süre boyunca etkili bir korunma yöntemi kullanılmasını önerir. Suçiçeği aşısında bu süre ikinci dozdan itibaren hesaplanır. Canlı olmayan aşılardan sonra gebelik için bekleme gerekmez.

    AşıAşı türüGebelik için önerilen bekleme
    KKK (kızamık, kızamıkçık, kabakulak)CanlıEn az 1 ay
    SuçiçeğiCanlıSon dozdan sonra en az 1 ay
    Hepatit BCanlı olmayanBekleme gerekmez
    Grip (enjeksiyon)Canlı olmayanBekleme gerekmez, gebelikte de yapılabilir

    Gebe olduğunu bilmeden kızamıkçık aşısı olan kadınların izlendiği çalışmalarda aşıya bağlı doğuştan kızamıkçık sendromu bildirilmemiştir; bu durum tek başına gebeliğin sonlandırılması için bir gerekçe kabul edilmez.

    Folik Asit Ne Zaman ve Hangi Dozda Kullanılmalı?

    Folik asit, bebekte beyin ve omurilikle ilgili doğuştan sorunlar olan nöral tüp defektlerinin (spina bifida ve anensefali gibi) riskini azaltan bir B vitaminidir. Bu yüzden anne adayının folik asit desteğine gebelikten en az 1 ay önce başlaması önerilir. Gebelik planlayan kadınlar için genel öneri günde 400 mikrogram (0,4 mg) folik asittir ve kullanımın gebeliğin ilk 12 haftası boyunca sürdürülmesi önerilir.

    Risk faktörünün yüksek olması durumunda folik asit dozu artırılır. Daha önce nöral tüp defektli bebek öyküsü olan kadınlarda kılavuzlar günde 4 mg folik asit önerir; bazı ülkelerin kılavuzlarında bu doz 5 mg olarak yer alır. Diyabet, belirgin obezite ve bazı epilepsi ilaçlarının kullanımı gibi durumlarda da yüksek doz gündeme gelebilir. Yüksek doza ulaşmak için multivitamin tabletlerinin sayısı artırılmamalıdır; bu yol başta A vitamini olmak üzere diğer vitaminlerin aşırı alınmasına neden olabilir.

    Kullanılan İlaçlar Gebelikten Önce Nasıl Düzenlenir?

    İlaç kullanımı konusunda gebelik planlanmadan önce mutlaka hekime danışılmalıdır. Bazı ilaçlar gebeliğin ilk haftalarında bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir ve gebelikten önce daha güvenli seçeneklerle değiştirilir. Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir:

    • Valproik asit gibi bazı epilepsi ve duygudurum ilaçları.
    • Akne tedavisinde kullanılan isotretinoin; bırakıldıktan sonra genellikle 1 ay beklenmesi önerilir.
    • Kan sulandırıcı olarak kullanılan varfarin.
    • ACE inhibitörü ve anjiyotensin reseptör blokeri grubundaki tansiyon ilaçları.
    • Romatizmal hastalıklarda kullanılan metotreksat gibi ilaçlar.

    Bu ilaçlardan birini kullanan kadının gebelik planladığı için ilacını kendiliğinden bırakması doğru değildir. Epilepsi veya depresyon gibi hastalıklarda ilacın aniden kesilmesi daha büyük risk oluşturabilir; değişiklikler ilgili branş hekimiyle birlikte planlanmalıdır. Tiroid hormonu kullanan kadınlarda gebelik oluştuğunda doz ihtiyacı genellikle artar.

    Gebelik Öncesinde Kilo Neden Önemlidir?

    Gebelik öncesinde fazla kilolu ya da fazla zayıf olmak, hamileliğin seyrini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle anne adayının gebelik öncesinde sağlıklı kilo aralığına yaklaşması önerilir. Obezite; gebelik şekeri, preeklampsi, düşük ve sezaryen risklerini artırır. Aşırı zayıflık ise adet düzensizliği, gebe kalmada güçlük ve düşük doğum ağırlığı ile ilişkilidir.

    Gebelik öncesi vücut kitle indeksi, gebelik boyunca alınması önerilen kilo miktarını da belirler. Tekil gebeliklerde normal sayılan kilo alımı genel olarak aşağıdaki gibidir:

    Gebelik öncesi vücut kitle indeksiGebelikte önerilen toplam kilo alımı
    Zayıf (18,5’in altı)12,5 ile 18 kg
    Normal (18,5 ile 24,9)11,5 ile 16 kg
    Fazla kilolu (25 ile 29,9)7 ile 11,5 kg
    Obez (30 ve üzeri)5 ile 9 kg

    Bunlar göz önünde bulundurularak, gerekli görüldüğü takdirde bir diyetisyen desteğiyle anne adayının sağlıklı kilosuna ulaşması sağlanabilir. Obezite ameliyatı geçirmiş kadınlarda gebeliğin kilo kaybı dengelenene kadar ertelenmesi önerilir.

    Sigara, Alkol ve Kafein Konusunda Neler Önerilir?

    Sigara gebe kalma olasılığını azaltır; gebelikte ise düşük, dış gebelik, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırır. Sigarayı gebelikten önce bırakmak, gebelik sırasında bırakmaya çalışmaktan çoğu zaman daha kolaydır. Alkol için gebelikte güvenli olduğu bilinen bir miktar yoktur; gebelik planlanan dönemde alkolün tamamen bırakılması önerilir. Kafein ise sınırlandırılmalıdır; kılavuzlar genellikle günlük kafein alımının 200 mg’ın altında tutulmasını önerir.

    Taşıyıcılık Taraması ve Genetik Danışmanlık Kimlere Önerilir?

    Gebelik öncesinde anne ve baba adayının genetik durumu incelenmeli ve ailevi hastalıklar kontrol edilmelidir. Çekinik (resesif) geçişli hastalıklarda anne ve baba hasta olmadan taşıyıcı olabilir. Her iki ebeveyn de aynı hastalık için taşıyıcıysa, her gebelikte bebeğin bu hastalıkla doğma olasılığı dörtte birdir. Akdeniz anemisi (talasemi) gibi hemoglobin hastalıkları, spinal musküler atrofi (SMA) ve kistik fibrozis bu gruba örnektir.

    Genetik danışmanlık özellikle eşler arasında akraba evliliği bulunduğunda, ailede bilinen kalıtsal hastalık veya doğuştan anomali öyküsü olduğunda, önceki gebelikte kromozom anomalisi saptandığında ve eşlerden biri bilinen bir taşıyıcı olduğunda önerilir. İki eşin aynı hastalık için taşıyıcı çıkması halinde, gebelikte uygulanan tanı testleri veya tüp bebek tedavisiyle birlikte embriyoya genetik tanı (PGT) gibi seçenekler genetik uzmanıyla değerlendirilir. Taramanın gebelikten önce yapılması çiftlere daha fazla seçenek tanır.

    Baba Adayının Gebelik Öncesi Hazırlığı Nasıl Olmalı?

    Gebeliğe hazırlık yalnızca anne adayını ilgilendirmez. Sperm hücrelerinin oluşumu yaklaşık iki buçuk ile üç ay sürer; bu nedenle erkekte yapılan yaşam tarzı değişikliklerinin etkisi birkaç ay içinde görülür. Baba adayı için başlıca öneriler şunlardır:

    • Sigarayı bırakmak, alkolü azaltmak ya da tamamen bırakmak.
    • Fazla kiloları vermek ve dengeli beslenmek.
    • Testislerin uzun süre sıcağa maruz kalmasından (sauna, sıcak küvet) kaçınmak.
    • Sperm üretimini baskılayabilen anabolik steroidleri ve dışarıdan testosteron kullanımını bırakmak.
    • Düzenli kullanılan ilaçları hekimle gözden geçirmek.

    Anne Rh negatif olduğunda babanın kan grubu uyuşmazlık riskinin değerlendirilmesine yardımcı olur. Gebe kalmada güçlük yaşayan çiftlerde kadın ve erkeğin birlikte nasıl incelendiği infertil çiftin değerlendirilmesi sayfasında anlatılmaktadır.

    İleri Anne Yaşında Gebelik Öncesi Danışma Neden Önemlidir?

    Doğum sırasında 35 yaş ve üzerinde olacak kadınlar ileri anne yaşı grubunda kabul edilir. Yaşla birlikte yumurtaların hem sayısında hem niteliğinde gerileme olur; bu durum gebe kalma süresini uzatabilir, düşük ve kromozom anomalisi (örneğin Down sendromu) olasılığını artırır. Bu yaş grubunda gebelik şekeri, preeklampsi ve sezaryen olasılığı da daha yüksektir; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik sorunlar daha sık görülür.

    Bu nedenle 35 yaş üzerindeki kadınlarda gebelik öncesi değerlendirme daha kapsamlı yapılır ve gebelikte uygulanabilecek tarama ile tanı testleri önceden konuşulur. Düzenli ilişkiye rağmen 35 yaş altında 12 ay, 35 yaş ve üzerinde 6 ay içinde gebelik oluşmazsa değerlendirme önerilir. Yaşa bağlı riskler sağlıklı bir gebeliğin mümkün olmadığı anlamına gelmez; iyi bir hazırlık ve uygun takiple bu yaş grubundaki kadınların çoğu sağlıklı bir gebelik geçirir.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Gebelik öncesi kontrole eşle birlikte gitmek gerekir mi?

    Zorunlu değildir, ancak önerilir. Aile öyküsü, genetik taşıyıcılık ve yaşam alışkanlıkları her iki eşi de ilgilendirdiği için birlikte yapılan görüşme daha eksiksiz bir değerlendirme sağlar.

    Folik asit kullanmadan gebe kaldım, ne yapmalıyım?

    Gebelik fark edildiği anda folik asit başlanmalı ve ilk 12 hafta boyunca sürdürülmelidir. Folik asit almadan gebe kalan kadınların büyük çoğunluğunda bebek sağlıklı doğar.

    Kızamıkçık aşısından sonraki ay içinde gebe kalınırsa ne olur?

    Bu durumda aşıya bağlı doğuştan kızamıkçık sendromu bildirilmemiştir ve gebeliğin sonlandırılması önerilmez. Aşı tarihi hekime bildirilir ve gebelik olağan şekilde izlenir.

    Doğum kontrol hapı bırakıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir mi?

    Evet. Hap bırakıldıktan sonra doğurganlık genellikle kısa sürede geri döner ve özel bir bekleme süresi gerekmez. Folik asidin hap bırakılmadan önce başlanması uygun olur.

    Tiroid hastalığı olan bir kadın gebelik planlayabilir mi?

    Evet. Tiroid değerleri gebelikten önce hedef aralığa getirildiğinde gebelik planlanabilir. Gebelik öğrenildiğinde tiroid değerleri yeniden kontrol edilir ve ilaç dozu gerekirse artırılır.

    Baba adayının da tahlil yaptırması gerekir mi?

    Her erkekte rutin sperm testi gerekmez. Ailede kalıtsal hastalık varsa taşıyıcılık testleri önerilebilir; gebe kalmada güçlük yaşanırsa sperm analizi yapılır.

    Doğumdan sonra yeni bir gebelik için ne kadar beklemek gerekir?

    Dünya Sağlık Örgütü canlı doğumdan sonra yeni gebelik için en az 24 ay beklenmesini önerir. Çok kısa aralıklı gebelikler erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırabilir.

    Gebelik öncesi danışma ile kısırlık değerlendirmesi aynı şey midir?

    Hayır. Gebelik öncesi danışma, gebelik planlayan her çiftin sağlıklı bir gebeliğe hazırlanmasını amaçlar. Kısırlık değerlendirmesi ise belirli bir süre denemeye rağmen gebelik oluşmayan çiftlerde nedenin araştırılmasıdır.

    Kaynaklar

    • American College of Obstetricians and Gynecologists. ACOG Committee Opinion No. 762: Prepregnancy Counseling. Obstet Gynecol. 2019;133(1):e78-e89.
    • US Preventive Services Task Force. Folic Acid Supplementation to Prevent Neural Tube Defects: US Preventive Services Task Force Reaffirmation Recommendation Statement. JAMA. 2023;330(5):454-459.

    Op. Dr. Suat Karataş, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Özgeçmiş

    Son güncelleme: 22.10.2026

    Call Now Button