Kızlık Zarı Muayenesi İstanbul

    Kızlık Zarı Muayenesi İstanbul

    Kızlık zarı muayenesi, vajina girişindeki kızlık zarının (himen) ve çevresindeki dış genital yapıların bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından gözle değerlendirilmesidir. Bu muayene; doğuştan gelen zar farklılıklarının, adet kanının dışarı akışını engelleyen durumların, tampon kullanımını ya da cinsel ilişkiyi zorlaştıran yapıların ve bir düşme veya kaza sonrasında oluşabilecek yaralanmaların değerlendirilmesinde yol göstericidir. İstanbul’da kızlık zarı muayenesi hakkında bilgi arayan herkesin bilmesi gereken temel gerçek ise şudur: kızlık zarının görünümü, bir kişinin cinsel ilişkiye girip girmediğini güvenilir biçimde göstermez.

    Bu sayfada kızlık zarının anatomisi ve türleri, tedavi gerektiren durumlar, muayenenin nasıl yapıldığı, bilimsel sınırları ve Türkiye’deki yasal çerçeve ele alınmaktadır. Zarın cerrahi onarımıyla ilgili bilgiler kızlık zarı dikimi sayfasında, jinekolojik muayeneye genel bakış ise kadın doğum uzmanı sayfasında bulunabilir.

    Kısa Özet

    • Kızlık zarı, biçimi kadından kadına büyük farklılık gösteren ince bir dokudur; halka, hilal, delikli, septumlu ve deliksiz (imperfore) gibi türleri vardır.
    • Tıbbi amaçlı muayene kişinin onamıyla, jinekolojik masada ve alet kullanılmadan yalnızca gözle yapılır; ağrısızdır ve birkaç dakika sürer.
    • Deliksiz, çok küçük delikli ya da septumlu zar adet kanının akışını veya tampon kullanımını engelleyebilir ve küçük bir cerrahi işlemle düzeltilir.
    • Kızlık zarının görünümü cinsel geçmişi güvenilir biçimde göstermez; DSÖ ve BM kuruluşları bekaret testlerinin bilimsel dayanağı olmadığını açıklamıştır.
    • Türk Ceza Kanunu’nun 287. maddesine göre yetkili hakim veya savcı kararı olmaksızın bir kişiyi genital muayeneye göndermek ya da bu muayeneyi yapmak suçtur.
    • Muayene bulguları sağlık bilgisi olarak gizli tutulur ve kişinin izni olmadan aile dahil hiç kimseyle paylaşılmaz.

    Kızlık Zarı Nedir ve Yaşam Boyunca Nasıl Değişir?

    Kızlık zarı, anne karnındaki gelişim sırasında vajina ile dış genital bölgenin birleştiği yerde kalan ince bir doku zarıdır. Vulvanın iç kısmında, idrar deliğinin hemen altında ve vajina girişinin kenarında yer alır. Bilinenin aksine dışarıdan bakıldığında görülmez; incelenebilmesi için dudakların hafifçe yanlara açılması gerekir. Çoğu kadında ortasında, adet kanının ve vajinal salgıların dışarı çıkmasını sağlayan bir açıklık bulunur. Belirgin bir fizyolojik görevi olduğu gösterilmemiştir.

    Kızlık zarının görünümü yaşa ve hormonlara göre değişir. Yenidoğan kız bebeklerde anneden geçen östrojen nedeniyle kalın, kıvrımlı ve kabarık görünür. Çocukluk döneminde östrojen azaldığından incelir, kenarları düzgünleşir ve dokunmaya karşı daha hassas hale gelir. Ergenlikle birlikte yeniden kalınlaşır ve esnekliği belirgin biçimde artar. Vajinal doğumdan sonra zardan geriye çoğunlukla küçük doku çıkıntıları kalır; tıpta karunkül olarak adlandırılan bu kalıntılar doğum yapmış kadınlarda olağan bir bulgudur. Menopozdan sonra ise östrojen eksikliğine bağlı olarak doku yeniden incelir.

    Kızlık Zarı Türleri Nelerdir?

    Kızlık zarı her kadında aynı değildir; açıklığın şekli, sayısı ve büyüklüğü kişiden kişiye değişir. Bu farklılıkların büyük çoğunluğu normaldir ve herhangi bir şikayete yol açmaz. Yalnızca açıklığın hiç bulunmadığı ya da çok küçük kaldığı türler tedavi gerektirebilir.

    TürGörünümOlası etkisi
    Halka biçimli (anüler)Açıklığın çevresini tümüyle saran zarNormal bir varyasyondur, şikayete yol açmaz
    Hilal biçimli (kresentik, yarım ay)Zarın yalnızca açıklığın alt ve yan kenarlarında bulunmasıNormal bir varyasyondur
    Saçaklı ya da fazla dokuluKenarında çok sayıda kıvrım ve çıkıntı bulunan zarNormaldir; doğal kıvrımlar yırtık sanılabilir
    Septumlu (septalı)Açıklığı ortadan ikiye bölen bir doku bandıTampon takma ya da çıkarmada zorluk, ilişkide ağrı
    Delikli (kribriform)Çok sayıda küçük delik içeren elek görünümlü zarAdet kanı akar, ancak tampon kullanımı ve ilişki çoğu zaman mümkün olmaz
    MikroperforeTek ve çok küçük bir açıklıkGünlerce süren lekelenme, tampon kullanamama
    İmperfore (deliksiz)Girişi tamamen kapatan, açıklığı olmayan zarAdet kanı dışarı akamaz, tedavi gerekir
    Doğum sonrası (multipar)Vajinal doğumdan sonra kalan küçük doku çıkıntılarıDoğum yapmış kadınlarda olağandır

    Hangi Durumlarda Kızlık Zarıyla İlgili Değerlendirme Gerekir?

    Kadınlar kızlık zarıyla ilgili soru ya da şikayetleri nedeniyle farklı durumlarda jinekoloğa başvurabilir. Başlıca başvuru nedenleri şunlardır:

    • Ergenlik belirtileri başladığı halde adet kanamasının hiç görülmemesi, özellikle her ay tekrarlayan kasık ağrısıyla birlikte.
    • Tampon takamama, takılan tamponun çıkarılamaması ya da adet kanamasının günlerce lekelenme biçiminde sürmesi.
    • Cinsel ilişkinin gerçekleşememesi ya da her denemede belirgin ağrı olması.
    • Yüksekten düşme, bisiklet ya da spor kazası gibi bir darbe sonrasında genital bölgede kanama.
    • Mastürbasyon sırasında görülen bir kanamanın ardından kızlık zarıyla ilgili endişe.
    • İlk cinsel ilişkide kanama olmamasının nedenini öğrenme isteği.
    • Geçmişte yaşanmış bir taciz ya da cinsel saldırı sonrasında sağlık durumuyla ilgili kaygılar.
    • Vulvada şişlik, kitle, yara, kaşıntı ya da akıntı gibi şikayetler.

    Bu durumların her birinde muayenenin cevaplayabileceği sorular farklıdır. Ergenlikte adet görememe ve tampon takamama gibi şikayetlerde muayene, zarın yapısını ortaya koyarak doğrudan tanıya götürür. Buna karşılık ilk ilişkide kanama olmaması bir hastalık belirtisi değildir; kızlık zarının esnek yapısı ya da şekli bu durumu açıklayabilir. İlişkinin hiç gerçekleşememesi ise çoğu zaman zarın kendisinden değil, vajina çevresindeki kasların istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkan vajinismustan kaynaklanır; seyrek olarak kalın ve sert bir zar (rijit himen) da neden olabilir. Vulvadaki şişlik ve kitlelerin bir kısmı ise Bartholin kisti gibi kızlık zarıyla ilgisi olmayan durumlardan kaynaklanır.

    Doğuştan Kızlık Zarı Bozuklukları Hangi Belirtileri Verir?

    İmperfore himen, yani deliksiz kızlık zarı, nadir görülen doğuştan bir durumdur. Bazen yenidoğan döneminde vajinada biriken salgıya bağlı bir şişlik olarak fark edilir; çoğu zaman ise ergenlikte ortaya çıkar. Meme gelişimi ve kıllanma gibi ergenlik belirtileri başladığı halde adet kanaması görülmez, buna karşın her ay tekrarlayan kasık ve karın ağrısı olur. Biriken kan vajinayı (hematokolpos) ve bazen rahmi genişleterek bel ağrısına, kabızlığa, sık idrara çıkmaya ya da idrar yapamamaya yol açabilir. Muayenede vajina girişinde, arkasında biriken kan nedeniyle mavimsi renkte görünen gergin bir zar dikkati çeker. Tanı muayene ve ultrasonla konur.

    Mikroperfore, delikli (kribriform) ve septumlu zarlarda adet kanı dışarı akabildiği için durum çoğu zaman uzun süre fark edilmez. Bu kadınlar genellikle ilk kez tampon kullanmayı denediklerinde ya da ilk cinsel ilişki girişiminde güçlük yaşar. Septumlu zarda tampon bandın bir yanından girebilir, ancak kanla dolduktan sonra çıkarılması zorlaşır. Adet görememenin tek nedeni kızlık zarı değildir; vajinanın daha iç kısmında yer alan enine bir perde (transvers vajinal septum) ya da vajinanın doğuştan gelişmemesi gibi durumlar da benzer belirtiler verebilir. Bu nedenle ayrıntılı muayene ve gerektiğinde ileri görüntüleme yapılır.

    Kızlık Zarı Muayenesi Nasıl Yapılır?

    Muayeneden önce hekim, muayenenin neden yapılacağını, nasıl ilerleyeceğini ve hangi sorulara cevap verebileceğini anlatır. Tıbbi amaçlı muayene yalnızca kişinin kendi isteği ve bilgilendirilmiş onamıyla yapılır. Kişi muayene sırasında yanında güvendiği bir yakınının ya da bir kadın sağlık çalışanının bulunmasını isteyebilir ve muayeneyi dilediği an durdurabilir.

    Kişi jinekolojik muayene masasına uzanır ve dizlerini bükerek bacaklarını iki yana açtığı litotomi pozisyonunu alır. Muayenede spekulum ya da başka bir alet kullanılmaz, vajinanın içine bir şey sokulmaz ve kanama olmaz; inceleme yalnızca gözle yapılır. Kızlık zarının net görülebilmesi için vajina dudakları nazikçe yanlara açılır; dudakların kaymaması için steril gazlı bezle tutulabilir. Zarın girişe göre daha derinde yer aldığı bazı kadınlarda kişiden hafifçe ıkınması istenir, böylece zarın kenarları belirginleşir. Muayene ağrı ya da sancıya yol açmaz ve genellikle 3 ile 5 dakika içinde tamamlanır.

    Muayeneyi bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanının, hijyenik ve mahremiyete uygun koşullarda yapması gerekir. Muayenenin ardından bulgular kişiye anlaşılır bir dille açıklanır; kızlık zarının şekli, varsa tedavi gerektiren bir durum ve bulguların neyi gösterip neyi gösteremeyeceği konuşulur.

    Kızlık Zarı Muayenesi Cinsel Geçmişi Gösterebilir Mi?

    Hayır. Kızlık zarı esnek bir dokudur ve birçok kadında cinsel ilişki sırasında yırtılmadan genişleyebilir. Yırtık oluştuğunda da zar hızla iyileşir; kapsamlı olmayan yırtıklar çoğu zaman geride iz bırakmaz. Zarın doğal kenar kıvrımları ve çentikleri ise eski bir yırtıkla karıştırılabilir. Bu nedenle muayenede görülen bir zar şekli ne cinsel ilişkinin yaşandığını ne de yaşanmadığını güvenilir biçimde kanıtlar. Gebe ergenlerle yapılan bir çalışmada bile katılımcıların büyük çoğunluğunda kızlık zarında penetrasyonu kesin olarak gösteren bir bulgu saptanamamıştır.

    Muayene, kızlık zarının o anki anatomik yapısını, doğuştan bir bozukluk olup olmadığını ve son günlerde oluşmuş taze bir yaralanmayı ortaya koyabilir. Buna karşılık kişinin geçmişte cinsel ilişkiye girip girmediğini, bir ilişkinin rızaya dayalı olup olmadığını ya da eski bir yırtığın ne zaman oluştuğunu belirleyemez. Uzmanlar, zarın sağlam ya da bozuk gibi yargı içeren ifadelerle değil, yalnızca anatomik terimlerle tanımlanmasını önermektedir. Bu bilimsel gerçekler nedeniyle kızlık zarı muayenesi, kişinin bekaretini kanıtlayan bir belgeye dayanak oluşturamaz.

    DSÖ ve BM Bekaret Testleri Hakkında Ne Söylüyor?

    Dünya Sağlık Örgütü, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve BM Kadın Birimi, Ekim 2018’de yayımladıkları ortak açıklamayla bekaret testlerinin tamamen sona erdirilmesini istemiştir. Açıklamada, kızlık zarı muayenesi ya da iki parmak testi gibi adlarla anılan bu uygulamaların bir kadının veya kız çocuğunun vajinal ilişkiye girip girmediğini belirleyebileceği inancının yanlış olduğu ve bilimsel ya da klinik bir temelinin bulunmadığı vurgulanır. Uygulamanın dünyanın her bölgesinden en az 20 ülkede belgelendiği belirtilir.

    Ortak açıklamaya göre bekaret testleri ağrılı, aşağılayıcı ve travmatik olabilir; kadınların beden ve ruh sağlığına ve toplumsal yaşamına zarar verir. Cinsel saldırıya uğramış kişilere uygulandığında saldırıyı yeniden yaşatabilir ve kişinin ikinci kez mağdur olmasına yol açabilir. Kuruluşlar bu uygulamanın insan haklarını ihlal ettiğini ve sağlık çalışanları açısından etik olmadığını belirterek hekimlerin bu muayeneleri reddetmesi ve toplumu bilgilendirmesi gerektiğini ifade eder.

    Türkiye’de Genital Muayeneye İlişkin Yasal Düzenleme Nedir?

    Türk Ceza Kanunu’nun 287. maddesine göre yetkili hakim veya savcı kararı olmaksızın bir kişiyi genital muayeneye gönderen ya da bu muayeneyi yapan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Maddenin ikinci fıkrası, bulaşıcı hastalıklara karşı kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan muayeneleri bu hükmün dışında tutar. Kanun yalnızca muayeneyi yapanı değil, kişiyi muayeneye göndereni de sorumlu tutar.

    Hukuk öğretisinde bu suçla korunan değerlerin insan onuru, vücut dokunulmazlığı ve cinsel dokunulmazlık olduğu kabul edilir. Bu nedenle bir kadının ya da kız çocuğunun aile bireyleri, eşi, nişanlısı, okulu, işvereni veya herhangi bir kurum tarafından bekaret kontrolü için muayeneye zorlanması, hakim ya da savcı kararı bulunmadığında suç oluşturur. Tıbbi müdahalelere ilişkin genel kural da aynı yöndedir: Hasta Hakları Yönetmeliği, tıbbi işlemlerin kişi bilgilendirildikten sonra onun rızasıyla yapılmasını öngörür. 18 yaşından küçüklerde muayene ve tedavi için ayrıca yasal temsilcinin onamı gerekir; ancak çocuğun ya da gencin kendisi de yaşına uygun biçimde bilgilendirilmeli ve görüşü alınmalıdır.

    Adli Süreçlerde Genital Muayene Nasıl Yapılır?

    Bir suç soruşturması sırasında, örneğin cinsel saldırı iddiasında, delil elde etmek amacıyla mağdurun beden muayenesi yapılabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 76. maddesine göre bu muayene, mağdurun rızası varsa bu rızaya dayanarak; rıza yoksa hakim ya da mahkeme kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ise Cumhuriyet savcısının kararıyla yapılabilir. Savcının verdiği karar 24 saat içinde hakim ya da mahkemenin onayına sunulur; onaylanmayan karar hükümsüz kalır. Muayene kişinin sağlığını tehlikeye sokmamalı ve cerrahi bir müdahale içermemelidir.

    Adli muayeneyi çoğunlukla adli tıp uzmanı ya da savcılığın görevlendirdiği hekim yapar. Bu muayenenin amacı kişinin bekaretini belirlemek değil; taze yaralanmaları, sıyrık ve morlukları kayıt altına almak ve gerektiğinde biyolojik örnek toplamaktır. Muayeneden önce kişiye neyin, neden yapılacağı açıklanır ve inceleme mahremiyete uygun bir ortamda yürütülür. Cinsel istismara uğramış çocuklar için Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Çocuk İzlem Merkezleri, çocuğun ifadesinin alınmasını ve muayenesini tek bir yerde, yeniden travma yaşamasını önleyecek biçimde düzenler.

    Cinsel saldırıya uğrayan bir kişinin mümkün olan en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir. Acil gebelikten korunma ve HIV dahil cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucu tedaviler, belirli saatler içinde başlandığında etkilidir. Delillerin korunması için mümkünse yıkanmadan ve giysiler değiştirilmeden başvurulması önerilir; ancak bu koşulların sağlanamamış olması başvurmaya engel değildir. Destek için 112 Acil Çağrı Merkezi, ALO 183 Sosyal Destek Hattı ve KADES uygulaması kullanılabilir.

    Muayene Bulguları Kimlerle Paylaşılır?

    Kızlık zarı muayenesi de diğer tüm jinekolojik muayeneler gibi hekimlik sır saklama yükümlülüğü kapsamındadır. Muayenenin yapıldığı, bulgular ve görüşmede konuşulanlar kişinin kendisi dışında aile bireyleri, eş, nişanlı ya da işveren dahil hiç kimseyle paylaşılmaz. Bu bilgilerin üçüncü kişilere aktarılması ancak kişinin açık izniyle ya da yargı kararı gibi yasal bir zorunluluk bulunduğunda mümkündür.

    Kızlık Zarı Kişinin Kendisi Tarafından Kontrol Edilebilir Mi?

    Bazı kadınlar endişe duydukları bir durumdan sonra ayna yardımıyla kızlık zarlarını kendileri incelemeye çalışır. Ancak zarın biçimi kadından kadına çok farklı olduğundan ve doğal kıvrımlar yırtığa benzeyebildiğinden bu inceleme kesin bir bilgi vermez; çoğu zaman yanlış yoruma ve gereksiz kaygıya yol açar. Parmakla ya da bir cisimle zarı yoklamaya çalışmak ise bölgede tahrişe ve küçük yaralanmalara neden olabilir. Bir şikayet ya da soru varsa değerlendirmenin bir kadın doğum uzmanı tarafından yapılması daha doğrudur.

    Kızlık Zarı Açma Ameliyatı (Himenektomi)

    Kızlık Zarı Açma Ameliyatı Kimlere Gerekir?

    Himenektomi, kızlık zarının adet kanının, vajinal salgıların ya da tampon kullanımının önünde engel oluşturan kısmının cerrahi olarak çıkarılması ve girişte yeterli bir açıklık sağlanmasıdır. Deliksiz (imperfore) zarda tedavi zorunludur. Mikroperfore, delikli ve septumlu zarlarda ise kişinin yaşadığı güçlük, tampon kullanma isteği ya da ilişkide yaşanan sorunlar göz önüne alınarak karar verilir. Belirti vermeyen ve yenidoğan döneminde fark edilen deliksiz zarlarda ameliyat, dokunun östrojen etkisiyle daha iyi iyileştiği ergenlik dönemine kadar ertelenebilir; enfeksiyon ya da idrar yolu tıkanıklığı gibi bir sorun varsa beklenmeden yapılır.

    Himenektomi Nasıl Yapılır?

    Deliksiz zarda ameliyat genellikle genel anestezi altında, ameliyathane koşullarında yapılır. Zara artı ya da yıldız biçiminde kesiler yapılır, birikmiş kan boşaltılır ve fazla doku çıkarılarak kenarlar, girişin yeniden kapanmasını önleyecek biçimde eriyen dikişlerle dikilir. Muayenehane koşullarında yalnızca iğneyle boşaltma ya da küçük bir kesi yapılması, enfeksiyon ve zarın yeniden kapanması riski taşıdığı için önerilmez. Septumlu zarda ortadaki doku bandının kesilip çıkarılması, mikroperfore ve delikli zarda ise fazla dokunun alınması yeterlidir. Bu işlemler alınacak dokunun miktarına ve kişinin rahatına göre lokal anestezi altında ya da kişi kısa süreliğine uyutularak yapılabilir. Çoğu zaman hastanede yatış gerekmez ve kişi aynı gün evine döner.

    Himenektomi Sonrası İyileşme ve Olası Riskler Nelerdir?

    Ameliyattan sonraki ilk günlerde hafif ağrı ve lekelenme olabilir; ağrı genellikle basit ağrı kesicilerle geçer. Deliksiz zarın açılmasından sonra birikmiş eski kanın birkaç gün boyunca koyu renkli akıntı şeklinde gelmesi beklenen bir durumdur. Bölgenin temiz tutulması, tuvalet sonrası önden arkaya temizlik yapılması ve hekimin önerdiği süre boyunca tampon kullanılmaması ve cinsel ilişkiye girilmemesi önerilir. Çıkarılan doku yeniden oluşmaz.

    Olası riskler arasında kanama, enfeksiyon, açıklığın yeniden daralması ve seyrek olarak ikinci bir işlem gerekmesi sayılabilir. Zamanında tedavi edilen deliksiz zarda adet kanaması normal biçimde akmaya başlar ve çoğu kadında doğurganlık olumsuz etkilenmez. Tanının geciktiği durumlarda biriken kanın rahim ve tüplere doğru geri akması bazı kadınlarda ağrılı adet ve endometriozis ile ilişkili olabileceğinden ameliyat sonrasında da kontroller sürdürülür. Ameliyattan sonra ateş, giderek artan ağrı, beklenenden fazla kanama ya da akıntıda kötü koku olursa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Kızlık zarı muayenesi acı verir mi?

    Hayır. Muayenede vajinanın içine alet ya da parmak sokulmaz; yalnızca dış genital bölge gözle incelenir. Bu nedenle ağrı ve kanama olmaz.

    Kızlık zarı muayenesi kaç dakika sürer?

    Muayene genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır. Muayene öncesindeki görüşme ve bulguların açıklanması için ayrıca birkaç dakika ayrılır.

    Kızlık zarına bakılarak bekaret anlaşılabilir mi?

    Hayır. Kızlık zarı esnek olduğu ve yırtıkları iz bırakmadan iyileşebildiği için muayene, bir kişinin cinsel ilişkiye girip girmediğini güvenilir biçimde göstermez. Dünya Sağlık Örgütü de bu amaçla yapılan testlerin bilimsel dayanağı olmadığını açıklamıştır.

    Bir kadın ailesi ya da eşi tarafından kızlık zarı muayenesine zorlanabilir mi?

    Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun 287. maddesine göre yetkili hakim veya savcı kararı olmadan bir kişiyi genital muayeneye göndermek ya da bu muayeneyi yapmak hapis cezası gerektiren bir suçtur. Tıbbi muayene ancak kişinin kendi isteği ve onamıyla yapılır.

    Deliksiz kızlık zarı nasıl anlaşılır?

    Genellikle ergenlikte, ergenlik belirtileri başladığı halde adet kanamasının görülmemesi ve her ay tekrarlayan kasık ağrısıyla fark edilir. Muayenede girişi kapatan gergin bir zar görülür ve tanı ultrasonla desteklenir.

    Tampon kullanmak kızlık zarına zarar verir mi?

    Kızlık zarı esnek olduğu için tampon kullanımı genellikle zarda yırtığa yol açmaz. Tampon takmak çok zor ya da ağrılıysa septumlu veya çok küçük delikli bir zar açısından muayene yapılabilir.

    Muayene sonucu aileme ya da eşime bildirilir mi?

    Hayır. Muayene bulguları gizli bir sağlık bilgisidir; kişi izin vermedikçe eşine, ailesine ya da başka birine aktarılmaz.

    Doğumdan sonra kızlık zarı değişir mi?

    Vajinal doğum sırasında kızlık zarı büyük ölçüde açılır ve geriye küçük doku çıkıntıları kalır. Sezaryenle doğum yapan kadınlarda ise doğumun kendisi zarı etkilemez.

    Kaynaklar

    • World Health Organization, United Nations Human Rights, UN Women. Eliminating virginity testing: an interagency statement. Geneva: World Health Organization; 2018.
    • American College of Obstetricians and Gynecologists. Diagnosis and Management of Hymenal Variants. ACOG Committee Opinion No. 780. Obstet Gynecol. 2019;133(6):e372-e376.
    • Mishori R, Ferdowsian H, Naimer K, Volpellier M, McHale T. The little tissue that couldn’t: dispelling myths about the Hymen’s role in determining sexual history and assault. Reprod Health. 2019;16:74.

    Op. Dr. Suat Karataş, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı. Uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Özgeçmiş

    Son güncelleme: 22.10.2026

    Call Now Button